Notice: Undefined index: db_count in /home/hurdusun/public_html/Sources/QueryString.php on line 276
İhlasa Sarılmak

 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı İhlasa Sarılmak
Cevaplar 0
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 136
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: İhlasa Sarılmak  (Okunma Sayısı 136 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fenci67

Çalışkan Üye

*





Üye No : 94

Nerden :

Konu  : 100

Mesaj : 442

Rep Puanı: 15
"Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur."
Site
Çevrimdışı
« : 17 Ekim 2009, 19:13:30 »

İslâm âlimlerinden Fakîh hazretleri şöyle anlatıyor:
- Ukbe bin Müslim, Semir-i Eshabi'ye istinaden anlatılan bir hâdise var ki; bunu fukahadan bir cemaat bana anlattı:
Semir-i Eshâbî Medine'ye gitmiş. Orada bir zatı görmüş. Bakmış ki, herkes onun çevresinde. Sonrasını ondan dinleyelim:
Sordum:
- Bu zat kimdir? Dediler ki:
- Bu zat, Ebû Hüreyre'dir..
Yanına yaklaştım. Halkla konuşuyordu. Konuşma bitti, halk da dağılıp gitti.
Bu fırsattan faydalanmak istedim ve ona şöyle dedim:
- Allah hayrını artırsın, Bana Resûlullah'tan duyduğun bir hadîs-i şerîf anlat. Ama, onu bizzat sana söylemiş olmalı. Ayrıca, ondaki manayı da sana belletmiş olmalı.
Bunun üzerine bana şöyle dedi:
- Otur, Resûlullah Efendimizin bana söylemiş olduğu bir hadîs-i şerifini sana anlatayım. Yalnız ikimizdik. Başka kimse yoktu.
Bundan sonra Ebû Hüreyre titredi, ürperdi ve baygın düştü. O haliyle az kaldı. Sonra ayıldı. Elini yüzüne sürdü ve şöyle dedi:
- Resûlullah Efendimizin bana söylediği bir hadîs-i şerifi sana anlatacağım.
Böyle dedikten sonra, yine titredi; ürperdi, dalıp gitti. Bu dalgınlığı biraz uzun sürdü. Ayıldıktan sonra, yüzünü sildi ve şöyle dedi:
- Peygamberimiz buyurdu ki: (Yüce Rabbimiz Allahü teâlâ, kıyamet günü halkın arasında hüküm verecektir ki, o mahkemeye her ümmet toplu olarak gelir. O mahkemeye ilk davet edilen şunlardır: Kur'ân-ı kerîm hafızı, çok mal sahibi, Allah yolunda öldürülen.
Allahü teâlâ, hafız olan kimseye şöyle sorar:
- Peygamberime gönderdiğim sana öğretilmedi mi?
- Evet, ya Rabbî, öğretildi deyince, şöyle buyurur:
- O halde, öğrendiğinle ne gibi bir amel işledin?
Şu cevabı verir:
- Gece ve gündüz onu okudum.
Bunun üzerine, Allahü teâlâ şöyle buyurur:
- Yalan söylüyorsun. Melekler de şöyle derler:
- Yalan söylüyorsun. Sen Kur'ân okuyor, denmesini istedin, nitekim öyle de dendi.
Bundan sonra, mal sahibine sorulur:
- Sana verdiğim malla ne gibi bir amel işledin?
Der ki:
Ben, akrabalarıma götürdüm; onlara ve başkalarına sadaka verdim.
Buna da Allahü teâlâ:
- Yalan söylüyorsun, buyurur. Sonra da melekler:
- Yalan söylüyorsun. Sen bu işleri eli açık, cömert denmesi için yaptın. Nitekim öyle de dendi.
Bundan sonra, Allah yolunda ölen getirilir ve sorulur:
- Sen niçin öldürüldün?
Der ki:
- Senin yolunda doğuştum ve öldürüldüm.
Allahü teâlâ buyurur:
- Yalan söylüyorsun. Melekler de şöyle derler:
- Yalan söylüyorsun. Sen, kendine kahraman denmesi için doğuştun. Nitekim öyle de dendi).
-Bundan sonra, Resulullah (SAV) elini dizime vurdu ve şöyle buyurdu:
-"Ya Eba Hüreyre! Anlatılan bu zümre kıyamet günü Allah'ın Cehenneme ilk atacağı kimsedir."
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Her varlık sanatlı bir eserdir, Sanatkarını gösterir.




Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın
OKU ALLAHIN ADIYLA OKU
Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  


Sitemap Sitemap2 Tevbe.org Site Ekleme Toplisti Din TOPlist Sitemap3 Sitemap4