Notice: Undefined index: db_count in /home/hurdusun/public_html/Sources/QueryString.php on line 276
Mihrcilik Oyunları

 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Mihrcilik Oyunları
Cevaplar 71
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 6720
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: 1 2 [3] 4 5
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Mihrcilik Oyunları  (Okunma Sayısı 6720 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #30 : 26 Ağustos 2008, 09:40:08 »

Şimdi sevgili kardeşlerim bende konuya farklı bi açıdan, gördüklerimden ve yaşadıklarımdan bahsederek yaklaşacağım. Normalde halkın arasında sapasağlam dolaşan, konuşunca gayet mantıklı cümleler kuran yaşamını kolaylıkla idame edebilen insanların yolu zaman zaman bizim hastanemize düşmekte.( Bu arada ben bir psikiyatri hastanesinde çalışıyorum) Bu insanlarla iletişim kurduğunuzda, olaylara bizim gözümüzle bakmadığınızda herşeyin normal olduğunu sanırsınız. Bu insanlar zaman zaman kendilerini mesih, mehdi, peygamber haşa Allah olduğunu idda etme noktasına varırlar. Size öyle mantıklı cümleler kurarlarki neredeyse ikna olucaksınızdır, kendilerine vahiy, yada ilham geldiklerini idda ederler. Yaklaşık 1 haftalık tedavinin ardından gelen ilhamlarda azalma zamanlada kesilme olduğu görülür. Daha sonrasında bu insanlarla konuştuğunuzda evet demmeki ben hastaymışım bunların gerçekle hiç bir alakası yok ama biz bunları hakikaten yaşıyoruz ve bu sesler ve emirler kulağımıza geliyor şeklinde ifadelerde bulunuyorlar. Allah şükür bunların yolu bize düşenler, Peki ya bunların dışında hastanemize yolu düşmeyenler konusunda ne demeli işte onlarda ortalıkta mesih, mehdi diye dolaşmaktalar. Allah kimsenin aklına zeval vermesin. Sağlık sıhat versin.
Değerli kardeşim blacksea;
Sizin hastanenize gelen hastalarınızla Muhammed Mustafa saa arasında sizce nasıl bir fark vardır?
Şunu fark olarak unutmayalım; siz Muhammed Mustafa saa' i hiç görmediniz. Hatta o dönemi bu döneme taşıyan kaynaklar arasında milyonlarca çelişki var... Ve sizler bu hastaları gördünüz... Görüyorsunuz... Belki de (HAŞA) Muhammed Mustafa saa ile bu hastalar arasında bir fark yoktu? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu soruyu Kur' an mucizesi dışında cevaplarsanız sevinirim... Ve cevabınızı sabırla bekleyeceğim...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #31 : 26 Ağustos 2008, 10:02:32 »

parantez içinde atıf yptığım şahıs said nursidir. kendisine Allahtan kitap geldiğini iddia etmiştir. bunu ıspatlamak için tasavvufa sıkıca sarılmış, gaybdaki kişilerin kendisini onayladığını iddia etmiş, kendi iddialarını doğrulamak için ebced cifr gibi kabbala oyunlarına başvurmuş, hesabı tutturamayınca sırlı fark diyerek işin içindne sıyrılmıştır. batıni şiilikten esinlendiği açıktır. hatta hz ebu bekirin hz aliden üstün olduğunu söyleyen ehli sünnet ulemasına sataşacak kadar da ileri gitmiştir.
Şiilik hakkında bildiklerinizi lütfen buraya yazar mısınız?
Ama lütfen yazdıklarınız gerçekten şiilikle alakalı şeyler olsun. Şiiler hakkında başkalarının uydurdukları şeyler olmasın. Ve şiayı tekfir ederken dikkat edin. Mehdilik inanışını Fıkhul Ekber' e yazmadığı için sizinde kabul etmediğiniz veya bunu ölçü olarak kabul ettiğiniz İmam-ı Azam şiileri tekfir etmez. İmam-ı Azam döneminde tekfir edilmeyen şiilerle bugünkü şiiler arasında da herhangi bir fark yoktur...

Bir çevreyi bir şeyleri varsayarak değil, ne ise o şekilde görüp, araştırdıktan sonra eleştirmelisiniz...

Şiilik sizin iddia ettiğiniz gibi önüne "batınilik" sıfatı gelmesi gereken bir kavram olsaydı, bunu sizlerden önce şiiler yapardı. Şiiler bunu yapmamışsa bunu yapmak size asla düşmez. Ha siz şiayı kendinize göre eleştiriyorsanız haksızlık ediyorsunuz. Neden diyeceksiniz? Hemen izah edeyim...

Şia tekfir edilemez... Fıkhul Ekber' de bu yazılmamıştır(!) Sizin sanırım ölçünüz Fıkhul Ekber, onun için belirttim bunu. Madem şia tekfir edilmez, o zaman siz bir şiiyi sünni bir mahkemede yargılayamazsınız... Mesela ehli sünnet muta yapan bir şiiye had cezası uygulamaz. Bu sebeple bir sünninin muta nikahı için "bu zinadır" demesi trajikomik bir durumdur.Çünkü ehli sünnetin şahitleri itibariyle zina işleyen birinin suçu sabitse direk olarak had uygulaması gerekmektedir.

Burada "İran' da muta evleri vardır" diyen bazı halüsinasyon sahipleri de aslında nasıl bir cürüme sebebiyet verdiklerini bilmeliler... Eleştirdikleri, kerih gördükleri şey hakkında ne mezhepleri had cezası uygular, ne de mezhep imamları bunu yapanı tekfir eder!
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #32 : 26 Ağustos 2008, 12:14:57 »

mehdi kavramına gelince ahad haberlerde mehdinin geleceği konusunda bilgiler vardır. ama (eğer doğruysa) yahudi dönmesi değil ehli beytten olacaktır. buna rağmen önümüze her çıkana mehdi diye iltifat etmek tembelliğin ve acizliğin ifadesidir. mehdi bekle mesih bekle yan gel yat. gelsin seni kurtarsın
Ehli sünnet bilginlerinin Mehdi as hakkındaki görüşleri nelerdir? Bu soruyu tekrar sorayım. Madem bu haber ehad bir haber o zaman ehli sünnet bilginleri bu konuda ne derler?
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #33 : 26 Ağustos 2008, 12:24:34 »

bize ehli sünnet önderleri gibi tanıtılan ama itikadları dolayısıyla ehli sünnetle zerre alakası olmayan kişileirn hepsi Allah dostları adı altında bize sunuldu. bu adamların hepsi istisnasız Allahtan bilgi aldıklarını, Allahın kendi bedenlerine girdiğini, Allah diye birşeyin olmadığını açıkça söyleyemedikleri için Allah ve yaratılmışlar aynı şey diyerek kainatın Allah olduğunu iddia ettiler. bu iddiaları reddedenlere utanmadan sapık diyen internetin sahte kahramanları kendi içlernde yüzdükleri bataklığı görmeden müminlere dil uzattılar. interneti sufizm çöplüğüne çevirdiler. ve bunların bu istidadlarından mihr gibiler doğdu.
Sayın Evrenosoğlu' nun iddiasının asıl sebebi tasavvufçular mıdır? Böyle bir mantık doğru bir mantık olabilir mi?

Evronosoğlu gibi insanlar acaba ne yapıyorlar? Tasavvufçulardan aldıkları güçle mi bunları yapıyorlar?

Veya bu insanlar -hatta tasavvuf ehlini de bunların içine katabiliriz-; aslında hiç olmayan bir kavram olan "ilham" ı varmış gibi göstererek mi sapıtıyorlar, yoksa ilham aslında var da bu insanlar "ilham" kavramının tanımını mı değiştiriyorlar?

Veya ilham yoksa bir bestecinin / edebiyatçının / ressamın esinlendiği şey nedir? Veya esinlendiği yegane kaynak nedir?

Vahiy ile ilham arasındaki fark nedir?

Bu iki kavram arasındaki farkı dile getirdikten sonra bu konuyu kapatmak yerine meseleyi ayyuka çıkarmak gündemi ve günceli saptırmaktan başka ne işe yarar?
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #34 : 26 Ağustos 2008, 12:45:54 »

bana sufilerin iddia ettiği manada ilhamın varlığını kanıtlayabilirmisiniz? sahabe said nursi mihr gibi kimselerden aşağıda olmalı bu görüşe göre. kuranda ilham bir yerde geçer. oda sizin söylediğinizle kel alakadır. kaldıki bir insan ilahi bir takım şeyler müşahede etse bile kendisini bağlar. bunu kitap haline getirip bana uyun diyemez! diyorsa küfürdedir. hepsi bir tarafa bu gibi şeyler mihr ve nursinin yaptığı gibi hz peygamberin son peygamber olduğuna, Allahın birliğine (gavs sapkınlığında olduğu gibi) aykırıysa bunlara iltifat edenlerde islamdan çıkar.

ayrıca Allah peygamber göndermeyecektir. bir kimse bu kitap Allah katındandır derse kafirdir.

Değerli kardeşim önce siz bize sizeki ilhamın tanımını verir misiniz? Bütün herşey Kur'anda yazmaz bu arada... Neden namazlarda peşpeşe 2 kere secde ediyorsun? Neden Fatiha okuyorsun? Neden Sabahı 2, Öğleyi 4, İkindiyi 4, Akşamı 3, Yatsıyı 4 rekat olarak ve günde toplam 17 rekat namaz kılıyorsun? Bunlar Kur' an' ın neresinde geçer?
Önce biz sizdeki ilhamın tanımını alalım.
Buyrun...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #35 : 26 Ağustos 2008, 12:48:29 »

mehdiyet kavramı şia gözünde mütevatir olabilir buda onlaır bağlar. bizi çok fazla ilgilediren bir mevzu değildir. eğer bu konuda delil getirecek hayatı boyunca ağzına sufizm, ilham batın gibi kavramları sakız etmemiş dürüst alimlerden alıntı yaparsanız memnun olurum kaldıki mehdi olsa bile tevhid inancından sapmış tiplerin mehdi ve mesih olamayacağı ortadadır. asıl eleştirdiğim nokta mehdinin varlığı yokluğu değil hayatını mehdi bekleyerek geçirenler ve mehdiyim diyenlerdir keşke eskiden bu kadar gelişmiş psikiyatri bilimi olsaydı bu kadar hurafe ile mücadele edilmek zorunda kalınmazdı[/color]
Ehli Sünnette mehdi inanışı yok mu yani?
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #36 : 26 Ağustos 2008, 12:58:45 »

samandıralı kardeşimizi bağlamayan(!) bir sürü ehli sünnet bilgininin adlarının, kaynaklarının ve delillerinin geçtiği bir Ebu Bekir Sifil yazısıdır...

Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #37 : 26 Ağustos 2008, 20:29:08 »

sondan bismillah:

samandıralı kardeşimizi bağlamayan(!) bir sürü ehli sünnet bilgininin adlarının, kaynaklarının ve delillerinin geçtiği bir Ebu Bekir Sifil yazısıdır...

Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın



ebu bekir sifilin yazdığı hiçbirşey beni bağlamıyor. ebu bekir sifil ile ben aynı Allaha bile inanmıyoruz. o ibni arabi ile aynı Allaha inanıyor. o Allahsa ibni rabinin ayaklarının altında. benim inandığım allah ise bundan münezzehtir. mehdi konusuyla ilgilenmiyorum. mehdi bekleyerek hayatını geçirenlere de "acıyorum". ehli sünnette de rivayetler var evet. psikiyatri konusuna dönersek mihr ve benzeri delilerle hz peygambe rbir tutulamaz. bak adam kuranın aynısını yapmaya kalkmış becerememiş. Peygamberleirn mucezileri olur tvleri, değil. ilhama gelince ben şarkı yazarken aklıma birşeyle rgeliyorsa bunu nasıl değerlendieceğiz? o halde ben aklıma gelen şeylerle yeni bir din kurbailirim. yeni kurallar getirebilirim. ilham ile vahiy aynı şey diyorsanız o sizi bağlar. ama hz peygamberden sonra literatür bağlamında vahiy gelmeyeceği açıktır. kitapla sabittir. kim bana vahiy geliyor derse o ya şeytandandır (bkz videolar) yada o adamı psikiyatriye yatırmak gerekir. bu konuyu kafi derecede açıkladım. literatürden bahsediyoruz. adamlar bize allah hulul etti, bu kitap Allahın kitabı gibi zırvalarla dolaşıyorlar. bunun üzerine yirmi katlı bina yapsanız gizlenmez.


bana sufilerin iddia ettiği manada ilhamın varlığını kanıtlayabilirmisiniz? sahabe said nursi mihr gibi kimselerden aşağıda olmalı bu görüşe göre. kuranda ilham bir yerde geçer. oda sizin söylediğinizle kel alakadır. kaldıki bir insan ilahi bir takım şeyler müşahede etse bile kendisini bağlar. bunu kitap haline getirip bana uyun diyemez! diyorsa küfürdedir. hepsi bir tarafa bu gibi şeyler mihr ve nursinin yaptığı gibi hz peygamberin son peygamber olduğuna, Allahın birliğine (gavs sapkınlığında olduğu gibi) aykırıysa bunlara iltifat edenlerde islamdan çıkar.

ayrıca Allah peygamber göndermeyecektir. bir kimse bu kitap Allah katındandır derse kafirdir.


Değerli kardeşim önce siz bize sizeki ilhamın tanımını verir misiniz? Bütün herşey Kur'anda yazmaz bu arada... Neden namazlarda peşpeşe 2 kere secde ediyorsun? Neden Fatiha okuyorsun? Neden Sabahı 2, Öğleyi 4, İkindiyi 4, Akşamı 3, Yatsıyı 4 rekat olarak ve günde toplam 17 rekat namaz kılıyorsun? Bunlar Kur' an' ın neresinde geçer?
Önce biz sizdeki ilhamın tanımını alalım.
Buyrun...



bunları hz peygamberden o şekilde görüdğümüz için yapıyoruz. hz peygamberle mihri said nursiyi aynı kefeye koyup kıyas bile yapamazsınız. kuranın bi yerinde geçmesi gerekmiyor. öğreticisi peygamberdir s.a.v. bizde ilhamın tanımı insanın içine doğan şeylerdir. kitap verilmesi vahiy inmesi dğeil. şu videodaki soytarı için bana bu kadar laf ettirdin ya bişe demiyorum abi..

bize ehli sünnet önderleri gibi tanıtılan ama itikadları dolayısıyla ehli sünnetle zerre alakası olmayan kişileirn hepsi Allah dostları adı altında bize sunuldu. bu adamların hepsi istisnasız Allahtan bilgi aldıklarını, Allahın kendi bedenlerine girdiğini, Allah diye birşeyin olmadığını açıkça söyleyemedikleri için Allah ve yaratılmışlar aynı şey diyerek kainatın Allah olduğunu iddia ettiler. bu iddiaları reddedenlere utanmadan sapık diyen internetin sahte kahramanları kendi içlernde yüzdükleri bataklığı görmeden müminlere dil uzattılar. interneti sufizm çöplüğüne çevirdiler. ve bunların bu istidadlarından mihr gibiler doğdu.

Sayın Evrenosoğlu' nun iddiasının asıl sebebi tasavvufçular mıdır? Böyle bir mantık doğru bir mantık olabilir mi?

Evronosoğlu gibi insanlar acaba ne yapıyorlar? Tasavvufçulardan aldıkları güçle mi bunları yapıyorlar?

Veya bu insanlar -hatta tasavvuf ehlini de bunların içine katabiliriz-; aslında hiç olmayan bir kavram olan "ilham" ı varmış gibi göstererek mi sapıtıyorlar, yoksa ilham aslında var da bu insanlar "ilham" kavramının tanımını mı değiştiriyorlar?

Veya ilham yoksa bir bestecinin / edebiyatçının / ressamın esinlendiği şey nedir? Veya esinlendiği yegane kaynak nedir?

Vahiy ile ilham arasındaki fark nedir?

Bu iki kavram arasındaki farkı dile getirdikten sonra bu konuyu kapatmak yerine meseleyi ayyuka çıkarmak gündemi ve günceli saptırmaktan başka ne işe yarar?



ebletteki tasavvufçulardır. aynı zamanda kitabında kadiri mutlakım diyor, kainatın yönetimi bana verildi diyor. geylani de diyordu. nursi de diğerleir de.. abi sen şu risalet nurları denen  kitabı bir oku sonra görüşelim. bu kadar saçma olan nedir? kırk yıllık tasavvuf kültürü kaç tane peygamber kaç tane veli (!) üretti ona bak görürsün.

Veya ilham yoksa bir bestecinin / edebiyatçının / ressamın esinlendiği şey nedir? Veya esinlendiği yegane kaynak nedir?

bana Allahtan vahiy gelmiyor nota yazarken. sana geliyormu? bununla çocum Allaha sordum zikrin kabulmüş arasında hangi benzerlik var Allah  aşkına ? bu resmen batıl bir kıyastır. ben müzik yazarken çocukluğumdan bugüne kafamda şekillenen melodilerden yola çıktığımı farkediyorum. o yüzden sizin yaptıklarınıza benziyor. Anladınmı abi? vahy değilmiş dimi?

bu meselelerin ayyuka çıkması şart. mihr ve geçmiş benzerlerine kainatın hakimi diyecek halimiz yok. her dakika bir mehdi ile de uğraşacak halimiz yok. kapanan vahiy kapısını ilham numaralarıyla açmaya çalışan insanlara göz yumamam kusura bakma abi.

insan hiç düşünmez mi mehdi hidayet edne yol gösterendir saptıran değil.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #38 : 26 Ağustos 2008, 21:18:26 »

parantez içinde atıf yptığım şahıs said nursidir. kendisine Allahtan kitap geldiğini iddia etmiştir. bunu ıspatlamak için tasavvufa sıkıca sarılmış, gaybdaki kişilerin kendisini onayladığını iddia etmiş, kendi iddialarını doğrulamak için ebced cifr gibi kabbala oyunlarına başvurmuş, hesabı tutturamayınca sırlı fark diyerek işin içindne sıyrılmıştır. batıni şiilikten esinlendiği açıktır. hatta hz ebu bekirin hz aliden üstün olduğunu söyleyen ehli sünnet ulemasına sataşacak kadar da ileri gitmiştir.
Şiilik hakkında bildiklerinizi lütfen buraya yazar mısınız?
Ama lütfen yazdıklarınız gerçekten şiilikle alakalı şeyler olsun. Şiiler hakkında başkalarının uydurdukları şeyler olmasın. Ve şiayı tekfir ederken dikkat edin. Mehdilik inanışını Fıkhul Ekber' e yazmadığı için sizinde kabul etmediğiniz veya bunu ölçü olarak kabul ettiğiniz İmam-ı Azam şiileri tekfir etmez. İmam-ı Azam döneminde tekfir edilmeyen şiilerle bugünkü şiiler arasında da herhangi bir fark yoktur...

Bir çevreyi bir şeyleri varsayarak değil, ne ise o şekilde görüp, araştırdıktan sonra eleştirmelisiniz...

Şiilik sizin iddia ettiğiniz gibi önüne "batınilik" sıfatı gelmesi gereken bir kavram olsaydı, bunu sizlerden önce şiiler yapardı. Şiiler bunu yapmamışsa bunu yapmak size asla düşmez. Ha siz şiayı kendinize göre eleştiriyorsanız haksızlık ediyorsunuz. Neden diyeceksiniz? Hemen izah edeyim...

Şia tekfir edilemez... Fıkhul Ekber' de bu yazılmamıştır(!) Sizin sanırım ölçünüz Fıkhul Ekber, onun için belirttim bunu. Madem şia tekfir edilmez, o zaman siz bir şiiyi sünni bir mahkemede yargılayamazsınız... Mesela ehli sünnet muta yapan bir şiiye had cezası uygulamaz. Bu sebeple bir sünninin muta nikahı için "bu zinadır" demesi trajikomik bir durumdur.Çünkü ehli sünnetin şahitleri itibariyle zina işleyen birinin suçu sabitse direk olarak had uygulaması gerekmektedir.

Burada "İran' da muta evleri vardır" diyen bazı halüsinasyon sahipleri de aslında nasıl bir cürüme sebebiyet verdiklerini bilmeliler... Eleştirdikleri, kerih gördükleri şey hakkında ne mezhepleri had cezası uygular, ne de mezhep imamları bunu yapanı tekfir eder!



şiiler beni ilgilendirmiyor. ama siz şiileirn içinde batıni fırkalar olmadığını mı iddia ediyorsunuz? "batıni şiilik" dedim. şiayı tekfir etmedim. ha çıkıp aynı şeyleri söylerse şiiler o zaman durum değişir. genel olarak şiadan bahsetmedim. ismailiyiyye nusayriyye gibi fırkaları da ben kurmadım. muta ile hiç ilgilenmiyorum. konumuz da değil. daha dün bana diyodun konu saptırıyon diye şimdi sne mutayı soktun işin içine  kiki muta bizde haramdır. ama muta yapana ne ceza uygulanacağını bilemiyorum ilgilenmediğim ve bilmediğim için birşey söylemem doğru olmaz. genelde evlilik nikah gibi konularda bilgim zayıftır. bunu söylemek de zor değil benim için. ama ehli sünnette mutanın kesinlikle haram olduğunu biliyorum. bu konu ilgim dışında geçelim.

imam azamın şiileir tekfir etmesi mesele değil ki.. konu zaten şiilik değil batınilik. ha aynı şeylere inanıyorlarsa iş dğeişir. birisi çıkıp bana vahiy geldi bana kitap indi derse bunu red için ne fıkhı ekbere ne de imam azama gerek kalır. fıkhı ekberde ölçüleirmden biridir evet. ama ne fıkhı ekber %100 hatasızdır nede müellifi. insandır ve kendisine vahiy gelmez.

ama tebrik ederim abi. mihr cumhurbaşkanı olcakmış. olunca sende danışman olursun artıkın 

Bu sebeple bir sünninin muta nikahı için "bu zinadır" demesi trajikomik bir durumdur.Çünkü ehli sünnetin şahitleri itibariyle zina işleyen birinin suçu sabitse direk olarak had uygulaması gerekmektedir.

şiileirn itiraz etmesi mutanın hükmünü değiştirmez. eğer haramlığı kesin birşeyse had uygulanır. ha uygulayan devlet yada kurum başka siyasi sebeplerle tırsıp uygulayamazsa onu bilemicem. belki orda dediğiniz durum şiiye uygulanamaycağıdır.ilgim dışında bu da. konumuz mihr ve sahte peygamberlik. asıl traji komik durumlarda var da. bu konu yeri dğeil. nasılsa açılır o konular orda yazarız inşaallah papatya
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2008, 21:22:34 Gönderen: Samandıralı » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
blacksea

Moderatör

Aktif Üye

*





Üye No : 5

Nerden : İstanbul

Konu  : 85

Mesaj : 655

Rep Puanı: 14
www.saglicakla.tr.gg
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #39 : 26 Ağustos 2008, 22:31:36 »


Değerli kardeşim blacksea;
Sizin hastanenize gelen hastalarınızla Muhammed Mustafa saa arasında sizce nasıl bir fark vardır?
Şunu fark olarak unutmayalım; siz Muhammed Mustafa saa' i hiç görmediniz. Hatta o dönemi bu döneme taşıyan kaynaklar arasında milyonlarca çelişki var... Ve sizler bu hastaları gördünüz... Görüyorsunuz... Belki de (HAŞA) Muhammed Mustafa saa ile bu hastalar arasında bir fark yoktu? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu soruyu Kur' an mucizesi dışında cevaplarsanız sevinirim... Ve cevabınızı sabırla bekleyeceğim...



Sevgili kardeşim; Muhammed Mustafa saa ile bizim hastalarımızı kıyaslamak benim haddime değil. Bizim hastalarımız içinde bulundukları sağlık durumu gereği laf salatasıyla peynir gemisi yürütmeye çalışan, dönem dönem hayal dünyasında gezen, doğru ile yanlışın, gercekle hayalin ayrımını yapamayan insanlar. Mumammed Mustafa saa gibi arkasına koca islam dünyasını almak bir tarafa kendi ailesinden sağlıklı bir kişiyi alamıyorlar. Bu insanlar iddalarını kanıtlar en ufak bir delil ortaya koyamamakla beraber Daha öncede belirtiğim gibi kısa süreli tedavinin ardından mevzu bahis olan iddalarından vazgeçmekteler ve bunun gercekten acı ve komik bir durum olduğunu kendileri üzülerek belirtmekteler. Aslında burda verilmesi gereken tek yanıt şu: eğer bu insanlar seçilmiş insanlar ise onları seçen yüce yaratan bizim verdiğimiz 2 ilaçlamı onlara vahiy yada ilham göndermeyi kesiyor?
« Son Düzenleme: 26 Ağustos 2008, 22:34:22 Gönderen: blacksea » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Ömür Dediğin Nedir Dalda Bir Kuru Yaprak Bin Senede Yaşasak Son Durak Kara Toprak
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #40 : 27 Ağustos 2008, 09:01:28 »

sondan bismillah:
samandıralı kardeşimizi bağlamayan(!) bir sürü ehli sünnet bilgininin adlarının, kaynaklarının ve delillerinin geçtiği bir Ebu Bekir Sifil yazısıdır...
Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın


ebu bekir sifilin yazdığı hiçbirşey beni bağlamıyor. ebu bekir sifil ile ben aynı Allaha bile inanmıyoruz. o ibni arabi ile aynı Allaha inanıyor. o Allahsa ibni rabinin ayaklarının altında. benim inandığım allah ise bundan münezzehtir. mehdi konusuyla ilgilenmiyorum. mehdi bekleyerek hayatını geçirenlere de "acıyorum". ehli sünnette de rivayetler var evet. psikiyatri konusuna dönersek mihr ve benzeri delilerle hz peygambe rbir tutulamaz. bak adam kuranın aynısını yapmaya kalkmış becerememiş. Peygamberleirn mucezileri olur tvleri, değil. ilhama gelince ben şarkı yazarken aklıma birşeyle rgeliyorsa bunu nasıl değerlendieceğiz? o halde ben aklıma gelen şeylerle yeni bir din kurbailirim. yeni kurallar getirebilirim. ilham ile vahiy aynı şey diyorsanız o sizi bağlar. ama hz peygamberden sonra literatür bağlamında vahiy gelmeyeceği açıktır. kitapla sabittir. kim bana vahiy geliyor derse o ya şeytandandır (bkz videolar) yada o adamı psikiyatriye yatırmak gerekir. bu konuyu kafi derecede açıkladım. literatürden bahsediyoruz. adamlar bize allah hulul etti, bu kitap Allahın kitabı gibi zırvalarla dolaşıyorlar. bunun üzerine yirmi katlı bina yapsanız gizlenmez.

Bunları diyorsun... Ve...
mehdi konusuyla ilgilenmiyorum.mehdi bekleyerek hayatını geçirenlere de "acıyorum". ehli sünnette de rivayetler var evet.

Mehdi as konusu bu kadar iki laf edilip geçilecek bir konu ise sen nasıl dindar olduğunu iddia edebilirsin sevgili samandıralı? Ben sana dindar değilsin veya müslüman değilsin demiyorum ama senin din bütünlüğün içinde mehdi konusu var ve sen yukarıdaki lafı nasıl edersin? Bu sence doğru mu? Mehdi konusu böylece harcanacak bir konu mu? Mehdi bekleyenlere "acınacak!" bir konu mu? Bu nasıl bir anlayış! Bir konuda hadis var ve sen o konuya bu konu beni ilgilendirmiyor nasıl dersin? Eleştirdiğin insanları neden eleştiriyorsun? Veya eleştirdiğin insanlarla arandaki pratik fark nedir?

O zaman cihad konusu da seni ilgilendirmeyebilir... Veya namaz, oruç, zekat gibi konular da seni ilgilendirmeyebilir... Mehdi konusunun seni ilgilendirmemesinin nedeni nedir? Bunun ölçüsü nedir? Bu tip konulardan birinin seni ilgilendirmesinin ölçüsü nedir?
Bir konuda Allah Rasulü saa bir hadis söyledi ve bu hadis sizin söylediğiniz gibi ehad hadis değilse -ki ehad olmadığı ortaya çıktı ve siz bu konuda hatalısınız, bu konuda bir sürü hadis var- MEHDİ KONUSU SİZİ NASIL İLGİLENDİRMEZ! Ve siz nasıl mehdi bekleyeneleri "acıyorum" şeklinde itham edersiniz? Veya mehdi bekleyenler sizin ima ettiğiniz gibi nasıl olurda mehdiyi beklemekten başka bir iş yapmaz? Veya sizler mehdiyi bekleyenlerden farklı ne yapıyorsunuz? Aranızdaki pratik, bırakın batını(!) zahiri fark nedir?

Dikkat ederseniz sayın samandıralı konu; sizi bağlamayan ehli sünnet bilginleridir... Benim mesajımdan alıntıladığınız kısım sadece o kısımdır. Mihr konusu ayrı bir konudur. Benim dünyamda sizin haksız veya hatalı olmanız Mihr' in hak olduğu anlamına gelmez.Konuyu dağıtmak değil burada amacımız... Amaç; sizin sayın Evrenosoğlu' nu eleştirdiğiniz noktalardır. Mesela yukarıdaki cümleler size ait. Ben de size ait olan o cümleler üzerine her üye gibi hür düşünce kapsamında görüş beyan ediyorum...

Ha ben şunuda belirteyim... Yukarıdaki link için Ebu Bekir Sifil yazısı seni kaynakları itibariyle bağlar değerli kardeşim. Ben size illaki siz bu konuya Ebu Bekir Sifil gözlüğüyle bakmalısınız demiyorum. Burada önemli olan konu şudur; siz orada belirtilen kaynakları, hadis kitaplarını red mi ediyorsunuz? Ebu Bekir Sifil' in kendi kafasından uydurduğu kaynaklar değil o kaynaklar... Ben oradaki hadis kitaplarındaki geçen konuları tafsilatıyla burada yazacağım... Bakalım ehli sünnete göre acaba mehdi konusu varmıymış, yokmuymuş... Bir sünniye göre bu konu "beni ilgilendirmiyor" denebilecek bir konumuymuş, yoksa değilmiymiş...
Ayrıca size şahsi bir husumetimiz veya garezimiz yoktur. Bunu sizler gibi diğer arkadaşlarımızda bilmektedir.Biz sadece hür düşünce kapsamında görüşlerimizi paylaşıyoruz...
Saygılarımla...
« Son Düzenleme: 27 Ağustos 2008, 09:02:17 Gönderen: composer » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #41 : 27 Ağustos 2008, 13:22:37 »

sondan bismillah:
samandıralı kardeşimizi bağlamayan(!) bir sürü ehli sünnet bilgininin adlarının, kaynaklarının ve delillerinin geçtiği bir Ebu Bekir Sifil yazısıdır...
Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın


ebu bekir sifilin yazdığı hiçbirşey beni bağlamıyor. ebu bekir sifil ile ben aynı Allaha bile inanmıyoruz. o ibni arabi ile aynı Allaha inanıyor. o Allahsa ibni rabinin ayaklarının altında. benim inandığım allah ise bundan münezzehtir. mehdi konusuyla ilgilenmiyorum. mehdi bekleyerek hayatını geçirenlere de "acıyorum". ehli sünnette de rivayetler var evet. psikiyatri konusuna dönersek mihr ve benzeri delilerle hz peygambe rbir tutulamaz. bak adam kuranın aynısını yapmaya kalkmış becerememiş. Peygamberleirn mucezileri olur tvleri, değil. ilhama gelince ben şarkı yazarken aklıma birşeyle rgeliyorsa bunu nasıl değerlendieceğiz? o halde ben aklıma gelen şeylerle yeni bir din kurbailirim. yeni kurallar getirebilirim. ilham ile vahiy aynı şey diyorsanız o sizi bağlar. ama hz peygamberden sonra literatür bağlamında vahiy gelmeyeceği açıktır. kitapla sabittir. kim bana vahiy geliyor derse o ya şeytandandır (bkz videolar) yada o adamı psikiyatriye yatırmak gerekir. bu konuyu kafi derecede açıkladım. literatürden bahsediyoruz. adamlar bize allah hulul etti, bu kitap Allahın kitabı gibi zırvalarla dolaşıyorlar. bunun üzerine yirmi katlı bina yapsanız gizlenmez.

Bunları diyorsun... Ve...
mehdi konusuyla ilgilenmiyorum.mehdi bekleyerek hayatını geçirenlere de "acıyorum". ehli sünnette de rivayetler var evet.

Mehdi as konusu bu kadar iki laf edilip geçilecek bir konu ise sen nasıl dindar olduğunu iddia edebilirsin sevgili samandıralı? Ben sana dindar değilsin veya müslüman değilsin demiyorum ama senin din bütünlüğün içinde mehdi konusu var ve sen yukarıdaki lafı nasıl edersin? Bu sence doğru mu? Mehdi konusu böylece harcanacak bir konu mu? Mehdi bekleyenlere "acınacak!" bir konu mu? Bu nasıl bir anlayış! Bir konuda hadis var ve sen o konuya bu konu beni ilgilendirmiyor nasıl dersin? Eleştirdiğin insanları neden eleştiriyorsun? Veya eleştirdiğin insanlarla arandaki pratik fark nedir?

O zaman cihad konusu da seni ilgilendirmeyebilir... Veya namaz, oruç, zekat gibi konular da seni ilgilendirmeyebilir... Mehdi konusunun seni ilgilendirmemesinin nedeni nedir? Bunun ölçüsü nedir? Bu tip konulardan birinin seni ilgilendirmesinin ölçüsü nedir?
Bir konuda Allah Rasulü saa bir hadis söyledi ve bu hadis sizin söylediğiniz gibi ehad hadis değilse -ki ehad olmadığı ortaya çıktı ve siz bu konuda hatalısınız, bu konuda bir sürü hadis var- MEHDİ KONUSU SİZİ NASIL İLGİLENDİRMEZ! Ve siz nasıl mehdi bekleyeneleri "acıyorum" şeklinde itham edersiniz? Veya mehdi bekleyenler sizin ima ettiğiniz gibi nasıl olurda mehdiyi beklemekten başka bir iş yapmaz? Veya sizler mehdiyi bekleyenlerden farklı ne yapıyorsunuz? Aranızdaki pratik, bırakın batını(!) zahiri fark nedir?

Dikkat ederseniz sayın samandıralı konu; sizi bağlamayan ehli sünnet bilginleridir... Benim mesajımdan alıntıladığınız kısım sadece o kısımdır. Mihr konusu ayrı bir konudur. Benim dünyamda sizin haksız veya hatalı olmanız Mihr' in hak olduğu anlamına gelmez.Konuyu dağıtmak değil burada amacımız... Amaç; sizin sayın Evrenosoğlu' nu eleştirdiğiniz noktalardır. Mesela yukarıdaki cümleler size ait. Ben de size ait olan o cümleler üzerine her üye gibi hür düşünce kapsamında görüş beyan ediyorum...

Ha ben şunuda belirteyim... Yukarıdaki link için Ebu Bekir Sifil yazısı seni kaynakları itibariyle bağlar değerli kardeşim. Ben size illaki siz bu konuya Ebu Bekir Sifil gözlüğüyle bakmalısınız demiyorum. Burada önemli olan konu şudur; siz orada belirtilen kaynakları, hadis kitaplarını red mi ediyorsunuz? Ebu Bekir Sifil' in kendi kafasından uydurduğu kaynaklar değil o kaynaklar... Ben oradaki hadis kitaplarındaki geçen konuları tafsilatıyla burada yazacağım... Bakalım ehli sünnete göre acaba mehdi konusu varmıymış, yokmuymuş... Bir sünniye göre bu konu "beni ilgilendirmiyor" denebilecek bir konumuymuş, yoksa değilmiymiş...
Ayrıca size şahsi bir husumetimiz veya garezimiz yoktur. Bunu sizler gibi diğer arkadaşlarımızda bilmektedir.Biz sadece hür düşünce kapsamında görüşlerimizi paylaşıyoruz...
Saygılarımla...



mehdi konusunun beni ilgilendiren kısmı sadce hadislerde var olması. ilgilendirmiyordan kastımsa insanın mehdiyi bekleyerek hayatını geçirmesi. mehdi konusuyla çok fazla ilgilenmedim gelecekse gelecektir. kastım bu. herkes ilgilendiğini takip eder. mehdi bekleyenler, hayatlarını bunun üzerine kuranlar amellerle ve akide ile ilgilenmeyi bırakıp mehdi ile yatıp kalkanlar gerçekten acınacak insanlar. sen beni tanırsın abi ne demek istediğimi de bilirsin aslındada kılçıklık olsun diye soruyon  be

yoo aksine beni namaz oruç zekat gibi daha temel kavramlar ilgilendiriyor.

bak şu anda elimde ehli sünnetin iki önemli akide kitabı var.

senin dediğin gibi fıkhı ekber

ve akidetül vasıtıyye

ikisindede yok. bende soruyom madem mütevatir ibni teymiyye ile ebu hanife ehli sünnet değil miydi? bu adamlar mütevatir bir konuyu niye kitaplarına almadılar?

efendim?
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #42 : 27 Ağustos 2008, 13:40:06 »

mehdi konusunun beni ilgilendiren kısmı sadce hadislerde var olması. ilgilendirmiyordan kastımsa insanın mehdiyi bekleyerek hayatını geçirmesi. mehdi konusuyla çok fazla ilgilenmedim gelecekse gelecektir. kastım bu. herkes ilgilendiğini takip eder. mehdi bekleyenler, hayatlarını bunun üzerine kuranlar amellerle ve akide ile ilgilenmeyi bırakıp mehdi ile yatıp kalkanlar gerçekten acınacak insanlar. sen beni tanırsın abi ne demek istediğimi de bilirsin aslındada kılçıklık olsun diye soruyon  be

yoo aksine beni namaz oruç zekat gibi daha temel kavramlar ilgilendiriyor.

bak şu anda elimde ehli sünnetin iki önemli akide kitabı var.

senin dediğin gibi fıkhı ekber

ve akidetül vasıtıyye

ikisindede yok. bende soruyom madem mütevatir ibni teymiyye ile ebu hanife ehli sünnet değil miydi? bu adamlar mütevatir bir konuyu niye kitaplarına almadılar?

efendim?
Kardeş bu bilginlerin kitaplarına almamaları mehdinin olmadığının delilimi o zaman ben sana başka bir soru sorayım...

Peki bu hadisleri Allah Rasûlü saa neden söylemiş?

Sence İbni Teymiye ve İmamı Azam gibi ehli sünnet bilginlerinin bu tip hadislerle ilgilenmemesimi yoksa Allah Rasûlünün saa bu hadisleri söylemesi mi önemli? Kıstasın nedir? İbni Teymiye ve İmam-ı Azam hata edebilir mi?

Peki bunlara karşılık Allah Rasûlü hata edebilir mi?

Yani burada sanki bir tercih söz konusu gibi geliyor bana...

Eğer sizcede böyle ise tercihiniz kimden yana?

Dikkat edin sözlerinizle çelişmeyin...
« Son Düzenleme: 27 Ağustos 2008, 13:42:18 Gönderen: composer » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #43 : 27 Ağustos 2008, 13:47:26 »

mehdi konusunun beni ilgilendiren kısmı sadce hadislerde var olması. ilgilendirmiyordan kastımsa insanın mehdiyi bekleyerek hayatını geçirmesi. mehdi konusuyla çok fazla ilgilenmedim gelecekse gelecektir. kastım bu. herkes ilgilendiğini takip eder. mehdi bekleyenler, hayatlarını bunun üzerine kuranlar amellerle ve akide ile ilgilenmeyi bırakıp mehdi ile yatıp kalkanlar gerçekten acınacak insanlar. sen beni tanırsın abi ne demek istediğimi de bilirsin aslındada kılçıklık olsun diye soruyon  be

yoo aksine beni namaz oruç zekat gibi daha temel kavramlar ilgilendiriyor.

bak şu anda elimde ehli sünnetin iki önemli akide kitabı var.

senin dediğin gibi fıkhı ekber

ve akidetül vasıtıyye

ikisindede yok. bende soruyom madem mütevatir ibni teymiyye ile ebu hanife ehli sünnet değil miydi? bu adamlar mütevatir bir konuyu niye kitaplarına almadılar?

efendim?
Kardeş bu bilginlerin kitaplarına almamaları mehdinin olmadığının delilimi o zaman ben sana başka bir soru sorayım...

Peki bu hadisleri Allah Rasûlü saa neden söylemiş?

Sence İbni Teymiye ve İmamı Azam gibi ehli sünnet bilginlerinin bu tip hadislerle ilgilenmemesimi yoksa Allah Rasûlünün saa bu hadisleri söylemesi mi önemli? Kıstasın nedir? İbni Teymiye ve İmam-ı Azam hata edebilir mi?

Peki bunlara karşılık Allah Rasûlü hata edebilir mi?

Yani burada sanki bir tercih söz konusu gibi geliyor bana...

Eğer sizcede böyle ise tercihiniz kimden yana?

Dikkat edin sözlerinizle çelişmeyin...



İbni Teymiyye de Ebu hanifede hata edebilir. Allah rasulünün demesi önemli tabiiki. ama sorunda burda söylediyse Allahın rasulü bu meseleyi ne diye bu adamalr kitaplaırna almadılar. niyetleri kötü müydü?
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
composer

Yeni Üye

*





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 8

Mesaj : 83

Rep Puanı: 12
Çevrimdışı
« Yanıtla #44 : 27 Ağustos 2008, 13:59:50 »

İbni Teymiyye de Ebu hanifede hata edebilir. Allah rasulünün demesi önemli tabiiki. ama sorunda burda söylediyse Allahın rasulü bu meseleyi ne diye bu adamalr kitaplaırna almadılar. niyetleri kötü müydü?
Bu sorunuzun muhatabı nasıl ben olabilirim ki?
Tabiki şu an nefes almayan hayatta olmayan bu bilginlerdir...
Burada önemli bir konu ortaya çıkıyor... Şu an aramızda olmayan bilginlerin kitaplarını sözlerini nereye kadar muhatap alabiliriz ki? Aklımıza takılan bir soruya cevap verebiliyorlar mı? Verebilirlerse buyursun versinler... Veremiyorlarsa biz asla saygıda kusur etmeyiz ama seninde söylediğin gibi bu bilginler bu tip konularda hata etmiş olabilirler... Yada bu konuda verdikleri bilgiler üzerine tamamlamalar yapılabilecek türden şeyler olabilir ve kendilerinden sonra gelen bilginler belki onların getirdikleri ilim bayrağını sonraki nesillere taşıyabilirler...

Bilginler asla masum değilidir...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Öyleyse bekleye durun; şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Araf 71
Sayfa: 1 2 [3] 4 5
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  


Sitemap Sitemap2 Tevbe.org Site Ekleme Toplisti Din TOPlist Sitemap3 Sitemap4