|
|
 |
« : 12 Haziran 2009, 08:22:56 » |
|
ALLAH'A İNANIYOR MUYUZ?
Birçoklarına göre çok abes ve birçoklarına göre çok gereksiz bir sorudur bu!... Ne demek "Allah'a inanıyor muyuz?" Tabiki, elbetteki, hiç kuşkusuz ki EVET... Bütün bir yurt sathında verilen bu ortak cevab, benim açımdan yeterli ve tatmin edici bir cevap değildir.Çünkü "Allah'a inanıyor musunuz?" sorusuna "Evet" cevabını veren insanların büyük çoğunluğunun Allah'ı inkar etmediklerine ve küçük bir çoğunluğunun da Allah'a iman ettiklerine inanıyorum!...Nitekim Allah'ı inkar etmeyen büyük çoğunluk, Allah'ı inkar etmemekle Allah'a iman ettiklerini sanmakta ve bunu samimi bir iddia olarak ileri sürmektedirler!... Diyeceksiniz ki, Allah'ı inkar etmemek ile Allah'a iman etmek arasında ne fark vardır? Aslına bakılırsa herhangi bir fark olmaması gerekirdi!..Allah'ı inkar etmeyen bir insanın, inkardan uzaklaşmakla imana yakınlaşması ve bunun bir neticesi olarak Allah'a iman etmesi, hakkıyla iman etmesi gerekirdi. Fakat durum böyle midir? Yaşadığımız coğrafyadaki Allah'ı inkar etmeyen insanlarda, Allah'a iman vasfı var mıdır? Bu konudaki kişisel kanaatim ne yazık ki olumsuzdur.Çünkü toplum kesiminden tanıdığım insanların büyük çoğunluğunda Allah'ı inkar etmeme vasfını açık bir şekilde müşahede etmeme rağmen, Allah'a iman vasfını kısmen görebilmiş veya hissedebilmiş değilim!.. Allah'ı inkar etmemek hususunda gösterdikleri asabiyet, Allah'a iman hususunda yok denecek kadar az!..Allah'ın varlığını inkar etmekle ilgili açık küfürlerden koşar adım uzaklaşmalarına rağmen, Allah'a imanla ilgili ve imanın gereği olan eylemlere yürüyerekte olsa bir yaklaşma, bir yakınlaşma yok! Ne garip değil mi! Bu anlattığımız husus tabiki meselenin bir yönüdür.Meselenin diğer yönüyse Allah'a iman ettiklerini iddia eden insanlardaki yanlış ve eksik Allah telakkisidir. Samimi bir şekilde Allah'a iman ediyoruz diyen insanların, kullandıkları ifade aynı olmasına rağmen bu ifadede kastettikleri Allah telakkisi birbirinden farklıdır!.. "Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" deyişini benimseyen birçok insana göre, gözden ırak olan Allah gönülden de ırak olmuştur! Bu insanlara Allah dediğiniz zaman, başlarını göğe kaldırarak ilgilerini ve dikkatlerini çok uzaklara yöneltirler.Çünkü inandıkları Allah, uzaklarda, çok uzaklarda bulunan bir Allah'tır.İnandıkları Allah, yerleri ve gökeleri yaratmış ve sonrada çok uzaklarda bulunan makamına çekilmiştir!.. Bazılarının kastettikleri Allah telakkisi ise kainatı yaratan, yağmuru yağdıran, bitkileri bitiren, tüm canlıların rızkını veren, fakat yarattığı ve yaşattığı insanların yeryüzünde ne yaptılarına, nasıl idare olduklarına hiç karışmayan bir Allah telakkisidir!.. İnsanlara kul hakkı yemeyin, Benim hakkımı ne yaparsanız yapın!..buyuran bir Allah telakkisidir bu!.. Daha açık bir ifadeyle, çok daha açık bir ifadeyle, yaşarken değil, öldükten sonra dikkate alınması gereken bir Allah telakkisidir bu!.. Allah cc hakkındaki bu eksik ve yanlış telakkileri daha fazla anlatmamıza tabiki gerek yoktur.Gerek duyduğumuz husus, alemlerin Rabbi olan Allah'ın doğru, dosdoğru tanınmasıdır.Bu doğru tanımlama ise, hiç kuşkusuz ki bizlere dosdoğru bilgiler veren Kur'an'ı Kerimi dikkate almamızla mümkün olacaktır.Bu sınırlı kitap çalışmasında, Allah cc'ı dosdoğru tanımkla ilgili yüzlerce ayeti kerimeden sadece birkaç tanesini zikretmekle yetineceğiz. Zaman ve mekandan münezzeh olan Allah cc'ı uzaklarda, çok uzaklarda telakki edenlere, Kur'an'ı Kerim şu açık gerçeği bildirmektedir. "Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz.Biz ona şah damarından daha yakınız.(Kaf/50) Alemlerin Rabbi olan Allah cc'ın yeryüzündeki insanlara ve toplumlara karışmasını istemeyen ve O'nu göklerin Rabbi kabul edenlere, hiçte hoşlarına gitmeyecek şu gerçek zikredilmektedir, (Allah) Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı ol.Hiç O'nun adaşı olduğunu biliyor musun?(Meryem 65) Cemaat ve parti liderleri anıldığı zaman oldukça heycanlanan ancak Allah cc anıldığı zaman kalplerinde en ufak bir kıpırtı, en ufak bir titreşim olmayan insanlara, Allah' hakkıyla iman eden müminlerin şu özelliği beyan edilmektedir, "Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; onlar, kendilerine isabet eden müsibetlere sabrederler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.(Hac 35) Şanı yüce Rabbimizin isim ve sıfatlarıyla ilgili birçok ayeti kerimeden sadece birkaç tanesinde şöyle buyurulmaktadır, "O Allah ki O'ndan başka ilah yoktur.Gaybı (görünmeyen olanı) da görüneni de bilendir.Rahman ve Rahim olan O'dur. O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur.Melik'tir(bütün mülkün sahibidir: Kuddüs'tür; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir; Allah, (müşriklerin) şirk koşmakta olduklarından çok yücedir. O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuz var edendir, 'şekil ve suret' verendir.En güzel isimler O'nundur.Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir.O Aziz ve Hakim'dir.(Haşr 22...24) Evet, alemlerin Rabbi olan Allah cc'ı, Kur'an'ı Kerim'de beyan edilen bu ilahi geröekler istikametinde böylece tanımamız ve O'na böylece inanmamız, iman etmemiz gerekiyor.
|