Notice: Undefined index: db_count in /home/hurdusun/public_html/Sources/QueryString.php on line 276
Darisi Basina ne demek????

 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Darisi Basina ne demek????
Cevaplar 17
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 857
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1] 2
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Darisi Basina ne demek????  (Okunma Sayısı 857 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RANUNA

Usta Üye

*





Üye No : 289

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 1317

Rep Puanı: 39
Çevrimdışı
« : 30 Ocak 2010, 01:27:32 »

Esselamunaleykum kardeslerim,

bu aksam aklima takilan ve bu yuzden uyuyamadigim 4 soru soracam sizlere. Lutfen cevaplarinizi sirayla verin.

Sorular:
1. Darisi basina ne demektir?

2. Hayrli ve hayrsiz ne demektir?

3. Sirk nedir?

4. Peki bu kelimelerde sirk var midir yok mudur?

Bu sorularin cevaplari verildikten sonra sizinle bir yazi paylasmak istiyorum. Ama once cevaplarim
:)
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hayat İman,Cihad ve Şehadettir!
Şehadet İnkılabın Habercisidir !..


Ben Çeçenim, Ben Boşnağım, Kürdüm, Türküm. Ben İnsanım. Düşmanımız Bir Zalimlerdir. Ben Ümmetim, Müslümanım...
İnamullah

Aktif Üye

*





Üye No : 295

Yaş : 108

Nerden :

Konu  : 145

Mesaj : 756

Rep Puanı: 47
..
Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 30 Ocak 2010, 21:34:21 »

1- kişinini mutlu oldğu memnun kaldığı bir olayda aynı şeyi başkası içinde istemek demektir..

2- hayırlıyı hayırısız bence Sadece Allah bilir...insanların hayırlı veya hayırsız demesi hayırlıyı veya hayırısızı sadece tahmin ettiğinden dolayı söylebilir çünkü kesin bir hüküm veremez asla...ve hayırlı hayırsız konusu geniştir kişiden kişiye göre değişir birine göre hayırlı olan başkasına göre hayırsız gelebilir...

3- Şirk Allaha ortak koşmamaıktır esasında ve Allahın asla affetmediği günahlardan birisidir...farkında olupta olmadanda şirke giridğimiz düştüğümüz durumlar olmuştur muhakkak ama tövbe istiğfar kapısıda açıktır ümitsizliğe düşüpte hepten Allahın ipini bırakmamak için.. Şirk konusunda geniştir hayallerde şirke girersin yaptığın işlerde yapayı istediğin işlerde...azami dikkat gerektiriyor...

4- hemen öyle vardır veya yoktur diye keisn cevap vermek doğru cevapların oluşmasına engeldir bence...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı




mavigozlukarinca

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 1

Yaş : 26

Nerden : istanbul

Konu  : 454

Mesaj : 2380

Rep Puanı: 78
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 30 Ocak 2010, 22:28:06 »

kardeş sorduğun ilk 2 soru görecelidir sanırım. şirk içeren bir söz karşısında "darısı başına" demek haliyle şeddeli şirk olacaktır... aynı şekilde şirk içeren bir söze "hayırlı" demekte şirk olacaktır... sen istersen yazıyı paylaş bizide merakta koma papatya
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kur’an’ın;
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın;
Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
~ Mehmet Akif ~
RANUNA

Usta Üye

*





Üye No : 289

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 1317

Rep Puanı: 39
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 30 Ocak 2010, 22:40:45 »

Kardesim sadece darisi basina cumlesi/kelimeleri sirk midir diye soruyorum :)

sorularim gayet acik :) neden anlamamis gibi yapiyorsun?

once sorularima bi kac cevap daha alam ondan sonra paylasirim insallah

Galiba kimse DARISI BASINA cumlesiyle sirki birlestiremiyor ...
« Son Düzenleme: 30 Ocak 2010, 22:43:13 Gönderen: RANUNA » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hayat İman,Cihad ve Şehadettir!
Şehadet İnkılabın Habercisidir !..


Ben Çeçenim, Ben Boşnağım, Kürdüm, Türküm. Ben İnsanım. Düşmanımız Bir Zalimlerdir. Ben Ümmetim, Müslümanım...
mavigozlukarinca

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 1

Yaş : 26

Nerden : istanbul

Konu  : 454

Mesaj : 2380

Rep Puanı: 78
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 30 Ocak 2010, 23:00:49 »

anadoludaki evliliklerde zenginler geline ve damata para ya da altın takarken verecek altını ya da parası olmayanlar buğday ve darı atarmış. darısı başına da ordan gelirmiş yaptığım araştırmaya göre... bununla alakalıysa ben görünür bir şirk farkedemedim.... kirp
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kur’an’ın;
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın;
Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
~ Mehmet Akif ~
küçük gökyüzü

Aktif Üye

*


Avatar Yok


Üye No : 156

Nerden : ankara

Konu  : 27

Mesaj : 717

Rep Puanı: 21
bir hayal kur
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 31 Ocak 2010, 16:39:11 »

ve aleykum selam...

1. darısı başına... benim başıma gelen şeyin, tabi sen neyi kasdettiysen aynısı nya da bi benzeri seninde başına gelsin demek bence... daha doğrusu ben böyle biliyom... mesela arkadaşın ünivden mezun olmuştur.. tebrik edersin... o da darısı başına der... daha sen mezun olamadığın için  upss

2. hayırlı.. hakkında iyi olan... hayırsız ise kötü olan...

3.şirk Allaha ortak koşmaktır...

4.bence yok  papatya
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"İnanmayacaksın ama  tenleri beyazdan daha beyaz olan insanlarla aynı bardaktan su içtim ve aynı tabaktan yemek yedim. Hepimiz bir kardeştik. Ben artık ırkçı bir 'Müslüman' değilim. Gerçek Peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır."
RANUNA

Usta Üye

*





Üye No : 289

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 1317

Rep Puanı: 39
Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 31 Ocak 2010, 17:52:24 »

anadoludaki evliliklerde zenginler geline ve damata para ya da altın takarken verecek altını ya da parası olmayanlar buğday ve darı atarmış. darısı başına da ordan gelirmiş yaptığım araştırmaya göre... bununla alakalıysa ben görünür bir şirk farkedemedim.... kirp

bende aynen bir sirk hic ama hic fark edemedim ... sorunda oya zaten ...

neyse yaziyi paylasiyim ben en iyisi :)  ... sonra devam edelim insallah bilgi alisverisine ...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hayat İman,Cihad ve Şehadettir!
Şehadet İnkılabın Habercisidir !..


Ben Çeçenim, Ben Boşnağım, Kürdüm, Türküm. Ben İnsanım. Düşmanımız Bir Zalimlerdir. Ben Ümmetim, Müslümanım...
RANUNA

Usta Üye

*





Üye No : 289

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 1317

Rep Puanı: 39
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 31 Ocak 2010, 18:10:43 »

Cahillerin dillerine pelesenk olduğundan sıkça duyduğumuz "Darısı başın(m)a" sözü, İslam öncesi, eski Türk geleneğinde kullanılan şirk içerikli bir deyimdir.

Orta Asya’da, kutlamalarda “bereket” simgesi olarak ; Darı, Mısır , buğday, arpa, pirinç v.b. gibi tahıl taneleri havaya saçılır, başına bu tanelerden düşenlerin de aynı şansı bulacağına inanıldığından; bugün de ağzından çıkan sözün anlamını ve hükmünü bilmeyen cahillerin, atalarından duyduğu ve gelişi güzel sözler kullanması sonucu kendilerini tehlikeye attıklarını üzülerek görmekteyiz . Buğday başaklarının, buğday tanelerinin dünyanın pek çok yöresinde bereketin simgesi oluşu da bir rastlantı değil. Özellikle tarımın zamanında yaygın olmasından dolayı buğday türü darı ve tahıllar halkın nezdinde oldukça gözde nimet ve zenginlik nişanesi bilinmiştir.

Bu bakış açısından dolayı buğday, darı, çavdar v.b. hangi türlüsünden olursa olsun ekmeğe şirk unsuru kutsiyetler de yüklenmiş , İnsanları çarpabilme özelliği olduğuna inanıldığından üzerine kasemler edilir, atasözleri dizilir:
"Aç tavuk kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır "


"Darısı Başın(m)a" sözü (inanış) Şirk içermektedir.

İslam öncesinde bereket, rızık, talih, kader ; gayb yegane yaratıcı ve hukum koyucu olan Allah’tan (c.c.) değil de, böyle batıl inançlar ürünü çeşitli tanrılardan olduğuna inanılıyordu.

İnanışa göre; düğün merasiminin ardından, gelin ve damat kalacakları yere gelirler. Damat gelini selamlayıp hediyesini verdikten sonra gelini oturtur ve kapıdan çıkar. Çıkarken odanın dışında bulunanlara bir elinden altın para, bir elinden darı saçarmış. Para zenginlik ve refahı, darı bereketi temsil etmektedir.
Aynı zamanda, düğün evinden hemen ayrılacak olan gelin ve damat ailesinin büyükleri de aynı şekilde etraflarındaki gençlere bilhassa "darı" ve para serperek evden ayrılırlarmış. (Zamanımızda anadolunun bazı köylerinde "damadın başında ekmek kırma", "Sadaka niyetine fakire verilecek ekmeğin başa dolandırılması" gibi adetler halen devam etmektedir)
Kişi; darı, buğday, mısır v.b. türü tahılların havaya saçılması sonucu başına düştüğünden dolayı kısmeti açılacağına, kaderinin değişeceğine, olumsuzluk ve kötülüklerin gidip yerine huzur, refah ve istenilen nimetlere kavuşacağına inanması anlamına gelen bu fiillerin dua dilekleri, sözleri şirktir! Çünkü Dilek, olması mümkün olan caizi, Allah c.c.' den istemektir.

İslam'a göre dilekler yalnızca Yüce Allah'tan dilenir. Çünkü dileğimizi yerine getirebilecek yegane kudret sahibi olan Allah'tır. Dileklerimizi öncelikle ve sadece Allah'tan dileriz. Çünkü herşey O'nun kudretindedir. O'nun izni ve haberi olmadan hiçbir şey meydana gelemez.

"De ki: Allah'ım sen mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın, dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir sen her şeye kadirsin. " (Âli İmran, 26)

Günümüzde pek de önemsenmeyen dilin afetlerinden olan "Darısı başın(m)a" cümlesinin "kişinin hayatına yön verenin" Darı, tahıl buğday v.s. 'nin başına isabet etme şansına-DUAsına inanan müşriklerin sözünü zamane müslümanların(!) dikkatsizlik ve alışkanlıktan dolayı kullanmalarının tehlikesini göz ardı edemeyiz.

Fıkh-ı Ekber şerhinde İmam-ı Azam , kafirlerin bayramlarında onların törenlerine katılmak için aralarına girmeyi , hiç adeti olmadan müşriklerle hediyeleşmeyi, yumurta vermeyi kafir olma sebebi saymıştır. Yine aynı kitapta, bir müslmanın, papazın belindeki ipi (zunnar) takması halinde kafir olacağını bildirmiştir.
Bunları yapanların niyetleri veya kutsiyet yükleyip yüklemedikleri diye bir bahis yoktur.

Başına "kuş def-i hacet yaptı diye" diye piyango bileti almaya koşan şahsın; kuşun, gelecekten haber veriyor, kısmetimi açıyor, şans veriyor, gaybi biliyor manasına gelen azim ve sevinç ile şeytan işi pislik olan Milli (!) Kumar haramına düşmesini, kuşun kıçına kutsiyet yüklemiyor diye yok sayamayız. Halbuki o kişi, bu kadar kişinin içerisinde "bu necaset beni buldu", diye kederlenmelidir.
Mevzumuz "Darısı başın(m)a" ise bundan çok daha vahim bir meseledir.

Ehl-i sunnet inancı esaslarınca dileğimizi, şahısların veya ölülerin yerine getirebileceğine inanmak bizi küfre ve şirke götürebilir. Bu sebeple türbelere gidip dilekte bulunmak veya dileklerimizi dile getirirken Allah ile birlikte, şahısları zikretmek hususlarında dikkatli olmak gerekir. Türbelere dilek mumları dikmek, dilek taşı yapıştırmak, mukaddes sanılan türbelere adak adamak, çaput bağlamak bâtıl ve bid'at olan ve İslâm ile ilgisi bulunmayan şeylerdir. Bunlara inanarak ve bel bağlayarak yapmak kişiyi küfre götürür.

Saf Halkın, Telli Baba, Oruç baba, filân baba, falan şeyhin kabrinde kuyruğa girerek onlardan yardım dilemesi şirkten başka birşey değildir, bid'attir.
Muminler, aynen muşriklerin ve bid'at ehlinin yaptığı gibi ölüye yakarmaz, onlardan birtakım ihtiyaçların karşılanmasını istemez, kabir başında yapılan duanın evde yapılandan üstün olduğuna inanmaz, bu kimselere yemin ederek Allah'tan talepte bulunmazlar. "Allah bize yeter, o ne güzel vekildir." derler. (Âli İmrân, 173)

Duada, "istenene kavuşma ve korkulandan kurtulma" isteği vardır. Bu da ancak Allah'tan istenir.

"Darısı başına-başıma" dileği, şahısların kendisinede veya karşısındakine de o nimetlerden aynısının verilmesi , kavuşmasına nail olunulabilmesi için, İslam öncesi müşriklerin şirk içerikli dualar kapsamındadır.
Müslümana ferde düşen görev, şirkten sakınmak, her türlüsünden beri olmaktır. İslam öncesindeki yaşamış Muşriklerin dualarının, günümüzde kullanılmasın tehlikesi önemle vurgulanmalıdır.

Âyet ve hadîslerde dua teşvik edilmiştir: "Rabbiniz, şöyle buyurdu: Bana dua edin, size cevap vereyim (duanızı kabul edeyim)" (Mu'minûn, 60).

Hz. Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyurur: " Allah katında duadan daha şerefli bir şey yoktur." (Tirmizî, Daavat,1; İbn Mace, Dua,1)
Dua aynı zamanda bir ibadettir. "Dua ibadetin ta kendisidir." (Tirmizî, el-Bakara Sûresi Tefsiri, 16)

O halde dua sadece Allah'a yapılmalı, araya başka biri aracı olarak sokulmamalıdır. Nitekim namazın her rekâtında tekrar ettiğimiz Fatiha Sûresi'nde: "Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz. " (Fatiha, 4) buyurulmaktadır.

Müslüman müslüman kardeşi için dua edebilir.

Rasûlullah, "Kim bir hidayete çağırırsa, o hidayete tabi olanların mükafatının aynısı onların mükafatından hiçbir eksilme olmaksızın bu kimseye de verilir. " buyurmuştur. (Muslim, İlm, 16; Ebû Dâvûd, Sunnet, 6; Tirmizî, İlm,15)


Hz. Peygamberimiz: "Biriniz dua edeceği zaman Allah'a hamd ve senâ ile başlasın, Rasûlune salâvât getirsin ve bundan sonra artık dilediği duayı yapsın" buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Salât, 358; Tirmizî, Daavât, 65)


İslâm alimleri bid'at dua şekillerini şöyle tesbit etmişlerdir:

Ölü ya da gaip birinden yardım dilemek. Ey efendi hazretleri bana mağfiret et, tövbemi kabul et, demek şirktir.
Peygamber ve salihlerden, ölmüş veya gaip birine benim için Allah'a dua et', demek bid'attir. Ölülerden medet umulmaz.
Kabirleri ziyarette ölülere ancak selâm verilebilir, Dua edilebilir(salih evladın-yakınların duası), onlara ihtilaflı olmakla birlikte Kur'andan dua içerikli ayetler, ölüye dua maksadıyla okunabilir.

Allah'a, Allah'ım senden filancanın yanındaki makamı hakkı için şunu şunu istiyorum; diye dua etmek, nehyedilmiştir. Çünkü, "Yardım Allah'tandır." (Enfâl, 10)
"İnsanlar (mahşerde) toplandıkları zaman kendisine dua edilenler, onlara düşman olurlar ve onların kendilerine olan dualarını inkâr ederler." (Ahkâf, 6)


Ağzımızdan çıkan cümlelerin, anlamı ve orijin haline, maksadına dikkat etmeden dikkatsizce benimseyip kabullenmemiz, kendi tahmin ve zanlı düşüncelerimizle uygulamamız bu sözlerin meşruiyetini veya sakıncasını ortadan kaldırmaz.
Bizler Allahı kastedib, zannederek kullandığımız sözler, bilmeden bazı nesneleri, hareketleri İlah konumuna koymuş olunmaktadır.

Yine bir kişinin, başkasında bulunan nimetin yok olmasını temenni etmeyerek aynı nimetin kendisinde de olmasını arzu etmesi (Gıbta) meşru isteklerdendir.
Bundan dolayı Rasulullah (s.a.v): "Mu'min imrenir, munâfık hased eder" buyurmuştur.

Rabbimiz Allah c.c. şöyle buyurmaktadır:
"Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyi -başkalarında olup da sizde bulun­mayanı- hasretle arzu etmeyin... Allah'tan O'nun lutfunu isteyin" (Nisa 32) ayetinde olması istenilen arzunun Allahtan istenmesi gerektiğini bildirmiştir. Allahı bırakıpta başka kişi ve cisim(nesne)lerden istemenin apaçık sapıklık olduğunda ihtilaf yoktur. (Hac 12 - 13)

Yüce Rabbimiz ise şöyle buyurmuştur:
"Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O'na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi zikretmesini kendisine unutturduğumuz ve içinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma" (Kehf, 28)

Bu ayet-i Kerimede Yaratıcımız, salihlere uymanın anlamı açıklamaktadır.
Hz. Musa, Hıdır (a.s)'a verilen ilimden dolayı "Darısı başıma" şirk sözü yerine aksine : "Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?" (Kehf, 66) demiştir.


Müslüman bir şahsiyet böyle şirk sözlerini söylemez , "Allah (sana da) hayırlısını versin", "Rabbim ..... nasib etsin" diyebilir.
İsteyeceğini , hayrı ve şerri, yüce Allah'tan diler , darıdan buğdaydan, mısırdan dilemez !


- "....Dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır...." (Maide 3)

-"Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. " (Maide 5)


_"Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir". (Ra'd 14)

_"Oysa en güzel isimler Allah'ındır. Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terkedin. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler." (A'raf 180)

-" Onların oradaki duaları: "Allahım, sen yücelerden yücesin"; sağlık dilekleri "selâm", dualarının sonu da "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun." diye şükretmek olacaktır. " (Yunus 10)

- "Suleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi." (Sad 35)

-"...Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır." (Mu'min 50)


Bir atasözüyle konuyu tamamlayalım:
"Serçeden korkan Darı ekmez"
« Son Düzenleme: 31 Ocak 2010, 19:28:05 Gönderen: RANUNA » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hayat İman,Cihad ve Şehadettir!
Şehadet İnkılabın Habercisidir !..


Ben Çeçenim, Ben Boşnağım, Kürdüm, Türküm. Ben İnsanım. Düşmanımız Bir Zalimlerdir. Ben Ümmetim, Müslümanım...
RANUNA

Usta Üye

*





Üye No : 289

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 1317

Rep Puanı: 39
Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 31 Ocak 2010, 19:29:02 »

Ben bunu okuyunca cok sasirdim ve inanamadim. Halada inanmiyorum boyle birsey olduguna acikcasi!

Sizinde fikirlerinizi almak istiyorum ...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hayat İman,Cihad ve Şehadettir!
Şehadet İnkılabın Habercisidir !..


Ben Çeçenim, Ben Boşnağım, Kürdüm, Türküm. Ben İnsanım. Düşmanımız Bir Zalimlerdir. Ben Ümmetim, Müslümanım...
lale_gül

Çalışkan Üye

*





Üye No : 339

Nerden :

Konu  : 64

Mesaj : 311

Rep Puanı: 20
SEVDİKLERİNİZE GÜL VERİN, GÜLÜNÜZ YOKSA GÜLÜVERİN.
Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 01 Şubat 2010, 15:26:24 »


Müslüman bir şahsiyet böyle şirk sözlerini söylemez , "Allah (sana da) hayırlısını versin", "Rabbim ..... nasib etsin" diyebilir.
İsteyeceğini , hayrı ve şerri, yüce Allah'tan diler , darıdan buğdaydan, mısırdan dilemez !



vesile oldugunuz için teşekkürler
şirkle alakalı olabilmesi için bence söylerkenki niyetmiz çok önemli söylediğimiz sözlerin birde mahiyetini kavrayabilsek.Birde  biraz düşünürsek " darısı başın ( m ) a " aynısı benımde yada senın olsun demek bilemeyiz ki o aynı olay bizim başımıza yada karşımızdaki insanın başına gelse mutlu olur mu ( yuz ).Herkesin ihtiyacı, mutluluk anlayışı farklıdır . En güzel temenni en güzel dua zaten burada söylenmiş Hayırlısı .... Başına şerde gelse bilir bu ALLAH tan geliyor Amenna der yola devam eder
kim bilir ne kadar dua ettiğimiz zannedip beddua ediyoruz 

konuyu elimden eldiğince takip etmeye çalışacagım sonucu merak ettim 


Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Yumuşak Başlı İsem Kim Demiş Uysal Koyunum.Kesilir Belki Fakat Çekmeye Gelmez Boynum( Mehmet Akif ERSOY )

ya ÜMİTSİZSİNİZ...!
ya ÜMİT SİZSİNİZ!..
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 01 Şubat 2010, 23:03:30 »

hüküm yanlış bence. hem de yüzde yüz yanlış. nedeni ise şu:

şirk konusunda verdiği ayet ve hadisler doğru olmakla birlikte bugünkü anlamı itibarıyla hiçbir alaka içermez. bugün darısı başıma kelimesi özellikle evlilik gibi şeyler de ben de evlensem, ya da keşke bende bu duruma gelebilsme gibi bir anlam içermektedir. türkiyedeki insanların yüzde 99,9u eski türklerdeki bu adeti bilmez. dolayısı ile bu sözü söyleyen kimse Allah'tan başka bir kimseden dilek dilemek gibi bir niyet beslemez. önemli olan anlamını bilmediğimiz ve geçmişte kalmış şeylerin tekrarlanması değil, niyet içermesidir. eğer bu şahıs evliya diye adlandırılan şahıslardan yardım istemek, onları aracı koymak şirktir deseydi yüzde yüz katılırdım. Allah'ın hakkında hiçbirşey bildirmediği tarihi şahsiyetleri evliya yada veli gibi sıfatlarla anmak küfürdür deseydi gene katılırdım. ama kimsenin anlamını bilmeden ve eskiden olandan çok farklı bir manada kullanılan bir söz bu kategoriye girmez. dilin ifade ettiği şeyler dönem dönem değişir. örneğin argoda dingil kelimesi gerizekalı anlamında kullanılır. ama aslında arabanın tekerleklerini tutan mildir. 500 yıl sonra uçan arabalar çıksa ve dingil kullanuılmasa, sadece gerizekalı anlamında kullanılsa bu anlamı alınır. eski anlamına itibar edilmez.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
mavigozlukarinca

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 1

Yaş : 26

Nerden : istanbul

Konu  : 454

Mesaj : 2380

Rep Puanı: 78
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 02 Şubat 2010, 09:42:35 »

hüküm yanlış bence. hem de yüzde yüz yanlış. nedeni ise şu:

şirk konusunda verdiği ayet ve hadisler doğru olmakla birlikte bugünkü anlamı itibarıyla hiçbir alaka içermez. bugün darısı başıma kelimesi özellikle evlilik gibi şeyler de ben de evlensem, ya da keşke bende bu duruma gelebilsme gibi bir anlam içermektedir. türkiyedeki insanların yüzde 99,9u eski türklerdeki bu adeti bilmez. dolayısı ile bu sözü söyleyen kimse Allah'tan başka bir kimseden dilek dilemek gibi bir niyet beslemez. önemli olan anlamını bilmediğimiz ve geçmişte kalmış şeylerin tekrarlanması değil, niyet içermesidir. eğer bu şahıs evliya diye adlandırılan şahıslardan yardım istemek, onları aracı koymak şirktir deseydi yüzde yüz katılırdım. Allah'ın hakkında hiçbirşey bildirmediği tarihi şahsiyetleri evliya yada veli gibi sıfatlarla anmak küfürdür deseydi gene katılırdım. ama kimsenin anlamını bilmeden ve eskiden olandan çok farklı bir manada kullanılan bir söz bu kategoriye girmez. dilin ifade ettiği şeyler dönem dönem değişir. örneğin argoda dingil kelimesi gerizekalı anlamında kullanılır. ama aslında arabanın tekerleklerini tutan mildir. 500 yıl sonra uçan arabalar çıksa ve dingil kullanuılmasa, sadece gerizekalı anlamında kullanılsa bu anlamı alınır. eski anlamına itibar edilmez.

abi öyle deme ben mini bir referandum yaptım çalıştığım yerde ve paylaştığım 2 kişiden yaşlı olan kişi düğününde başından darı döküldüğünü, genç olanı ise memleketlerindeki bazı düğünlerde (çankırılı kendisi) hala bu adetin devam ettirildiğini söyledi... ki sadece darıylada kalınmıyormuş, elma, şeker gibi şeylerde dökülebiliyormuş!!! söylediğin gibi kimsenin bilmediği bir olay değil gibi duruyor bu darı adeti... benimde bildiğim ve gördüğüm bazı düğünlerde de bozuk para ve şeker atıldığı olmuştu...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kur’an’ın;
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın;
Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
~ Mehmet Akif ~
barayeva

Usta Üye

*





Üye No : 75

Yaş : 23

Nerden : Göçebe

Konu  : 85

Mesaj : 955

Rep Puanı: 31
üzerinde düşünülmeyen hayat, yaşamaya değmez
Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 02 Şubat 2010, 20:36:21 »

hüküm yanlış bence. hem de yüzde yüz yanlış. nedeni ise şu:

şirk konusunda verdiği ayet ve hadisler doğru olmakla birlikte bugünkü anlamı itibarıyla hiçbir alaka içermez. bugün darısı başıma kelimesi özellikle evlilik gibi şeyler de ben de evlensem, ya da keşke bende bu duruma gelebilsme gibi bir anlam içermektedir. türkiyedeki insanların yüzde 99,9u eski türklerdeki bu adeti bilmez. dolayısı ile bu sözü söyleyen kimse Allah'tan başka bir kimseden dilek dilemek gibi bir niyet beslemez. önemli olan anlamını bilmediğimiz ve geçmişte kalmış şeylerin tekrarlanması değil, niyet içermesidir. eğer bu şahıs evliya diye adlandırılan şahıslardan yardım istemek, onları aracı koymak şirktir deseydi yüzde yüz katılırdım. Allah'ın hakkında hiçbirşey bildirmediği tarihi şahsiyetleri evliya yada veli gibi sıfatlarla anmak küfürdür deseydi gene katılırdım. ama kimsenin anlamını bilmeden ve eskiden olandan çok farklı bir manada kullanılan bir söz bu kategoriye girmez. dilin ifade ettiği şeyler dönem dönem değişir. örneğin argoda dingil kelimesi gerizekalı anlamında kullanılır. ama aslında arabanın tekerleklerini tutan mildir. 500 yıl sonra uçan arabalar çıksa ve dingil kullanuılmasa, sadece gerizekalı anlamında kullanılsa bu anlamı alınır. eski anlamına itibar edilmez.

abi öyle deme ben mini bir referandum yaptım çalıştığım yerde ve paylaştığım 2 kişiden yaşlı olan kişi düğününde başından darı döküldüğünü, genç olanı ise memleketlerindeki bazı düğünlerde (çankırılı kendisi) hala bu adetin devam ettirildiğini söyledi... ki sadece darıylada kalınmıyormuş, elma, şeker gibi şeylerde dökülebiliyormuş!!! söylediğin gibi kimsenin bilmediği bir olay değil gibi duruyor bu darı adeti... benimde bildiğim ve gördüğüm bazı düğünlerde de bozuk para ve şeker atıldığı olmuştu...


bizim köyümüzde de  şeker ve fıstık  atılır ama amaç bereket getirmesi değil çocukların sevindirilmesidir.Tabi bahsettiğiniz yerlerde başlarından darı dökülmesi manidar.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şunları görmüyor musun, kendilerinin, sana indirelene ve senden önce indirilenlere inandıklarını sanıyorlar da hakem olarak tağuta başvurmak istiyorlar.Oysa kendilerine onu inkar etmeleri emredilmişti.Şeytan da onları iyice saptırmak istiyor(Nisa /60)
mavigozlukarinca

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 1

Yaş : 26

Nerden : istanbul

Konu  : 454

Mesaj : 2380

Rep Puanı: 78
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 02 Şubat 2010, 20:40:40 »

barayeva kardeşim olayda orda ya zaten. günümüzde darı atanlarda belkide neden attıklarını bilmiyorlar ama atıyorlar işte... belkide şeker, fıstık atmanında çocukları sevindirmekten başka bir amacı vardır??? 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kur’an’ın;
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın;
Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
~ Mehmet Akif ~
ZnG

Çalışkan Üye

*





Üye No : 358

Yaş : Yok

Nerden : İstanbul

Konu  : 38

Mesaj : 486

Rep Puanı: 29
Kişisel Algılanmasın (:
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 03 Şubat 2010, 15:59:39 »

Ben evlenirsem başımdan aşağı para dökebilirsiniz 200 tl lik banknotlar tercihendir  10puan
« Son Düzenleme: 03 Şubat 2010, 15:59:51 Gönderen: Kertemiyenkele » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Vida, somun, civata...
Sayfa: [1] 2
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  


Sitemap Sitemap2 Tevbe.org Site Ekleme Toplisti Din TOPlist Sitemap3 Sitemap4