ben Peygamber Efendimiz Kur'an'a nasıl saygı gösterdiyse öyle saygı gösterilmesi taraftarıyım.Mesela bazı kimselerde Allah'a saygısızlık etmemek niyetiyle yaşamları boyunca ayaklarını uzatarak uyumamışlar.Ama sahih-i Buhariye baktığımızda Peygamber Efendimiz (sav)'in ayaklarını uzatarak MESCİDTE uyuduğunu görüyoruz.Şimdi o saygısızlık mı etti????Bu açıdan bakarsak Peygamber Efendimizin (sav) Kur'a^n'ı belinden yukarıya koyduğuna dair SAHİH bir hadis var mı?Ben 23 yıllık hayatımda böyle bir hadise rastlamadım.Ayrıca Mekke ve Medine'ye gidenlerin anlattıklarına göre oralarda da böyle bir uygulama yok.Yine aynı şekilde kıymet verdiğimiz insanların mezarlarını türbe haline getirip oraları ziyaret etme gibi bir adetimiz var.Uzaktan bakılınca aman ne sakıncası var denilebilir.Ama...
Müslümanların arada bir mezarları ve mezarlığı ziyaret etmesi; Hz. Peygamber(sav)'in tavsiye ettiği ibret verici güzel bir davranıştır.Nitekim Hz.Peygamber (sav) bir hadis-i şerifinde "Mezarları ziyaret ediniz çünkü mezar ziyareti; ölümü hatırlatır."buyurmuştur.
İslam dinine göre mezar, balık sırtı şeklinde ve topraktan bir karış yüksekliğinde olmalıdır.Bu sünnettir.Bunun dışındaki şekiller İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye göre MEKRUHTUR.Dinimize göre mezar; sıvanmaz, ve badana yapılmaz, üzerine basılmaz, kubbe, TÜRBE ve benzeri şey inşa edilmez,üzerine oturulmaz, yatılmaz.Hatta üzerine mescid yapılması bile Mekruhtur.Çünkü mezarlar daha çok İBRET ALINACAK YERLERDİR.İBADET YERİ DEĞLDİR...Bunun için Bedir savaşında şehit düşen ve her birinin makamı ve derecesi, peygamberlerden hemen sonra gelen mücahitler için gösterişli mezarlar ve TÜRBELER YAPILMAMIŞ aksine çok basit mezar hazırlanmış, baş ve ayak uçlarına sadece belli olsun diye sadece birer taş dikilmiştir.(İslam İlmihali-Mustafa Vardarlı-Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurrulu Uzmanı)
Ya da mezar başında Kur'an okunma hususu bize göre ne sakıncası var grubuna girebilir ama...
Mezar başında Kur'an okumak İmam Şafi'ye göre bidattır.İmam Malik ise bu mesele ile ilgili olarak:"ilk müslümanlardan hiç birinin böyle yaptığını görmüş veya işitmiş değilim" demiştir.
Bazı camilerin özellikle kutsal gecelrde ziyaret edilip oralarda ibadet edilmesi bizim için ne sakıncası var kısmına girebilir ama...
Şu üçünden başka hiçbir mescid uzaktan gelinerek ziyaret edilmez:"
1.Mescid-i Haram
2.Mescid-i Aksa
3.Mescid-i Nebevi(muttefekun aleyh)
Hatta Pegamber Efendimiz ölüm döşeğindeyken Hz.Aişe'ye şu sözleri söylüyordu
:"Allah, Yahudi ve Hıristiyanlara lanet etsin, Peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler"(muttefekun aleyh)
Onun bu sözeleri bu hususta ne kadar hassas ve ne kadar ENDİŞELİ olduğunun bir göstergesi değil mi?
Ayrıca hadisin açıklamasında şöyle bir bölüm var;
Açıklamaya çalıştığımız hadis ve benzeri diğer uyarılara dayanarak halk kabre pek yaklaştırılmıyordu, bu nedenle h.86-95 yıllarında halifelik yapan emevi halifesi Velid'in idaresi sırasında kabrin duvarı çökmüş, bu sırada kabrin birinde ayak görülmüştü.Ordakiler bu ayağın kime ait olduğunu bilememişler, Hz. Peygamber(sav)'in ayağı olduğunu zannetmişlerdir.Buhari bu olayı anlatırken şu bilgileri vermektedir:"Bu hususu bilecek birini bulamadılar, sonunda Urve b. Zubeyr:" vallahi bu, Hz Peygamber sav'in ayağı değildir.Olsa olsa Ömer ra'ın ayağıdır."dedi.
Bu ifadelerden anladığımız, tapınma ve şirke gider endişesiyle halk kabrin bulunduğu odadan uzak tutulmştu, hatta şu üç kabrin kime ait olduğu konusu bile tartışmalıdır.
Sahabe bile bu hususta bu kadar hassas davranıyorsa böyle bir devirde bu tarz konularda bizim ne kadar hassas olmamız gerektiğini siz düşünün.
Siyah Zambak'ım tarihi yerleri gezmende bir saınca yok.

Benim anlatmak istediğim de bu değil zaten.Ama bunlar hasas konular ve gerekli önlemler alınmazsa ileride bu durumun ne hale geliceğini bilemeyiz.Nitekim geçmişteki kavimler de zaten böyle hususlarda gerekli hassasiyeti göstermedikleri için belli bir süre sonra putperest kavimler haline gelmediler mi?
Mesela Semavi bir din olmamasına rağmen Budizm aslında Hinduizm'deki putçuluğa tepki olarak doğmuştur.Budizm taraflarları Buda'ya duydukları sevgi nedeniyle onun heykellerini yapmışlar en dindar budistler bile Buda'ya saygısızlık yaptıkları zannedilir zannıyla bu duruma dur diyememişler ve putperestliğe tepki olarak doğan bir dinde putperest bir din oluvarmiştir

Sonuçta bu bir süreç...