Notice: Undefined index: db_count in /home/hurdusun/public_html/Sources/QueryString.php on line 276
kuranda hersey vardır

 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı kuranda hersey vardır
Cevaplar 36
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1093
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1] 2 3
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: kuranda hersey vardır  (Okunma Sayısı 1093 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
semazen

Üye

*





Üye No : 284

Nerden : istanbul

Konu  : 103

Mesaj : 204

Rep Puanı: 11
Çevrimdışı
« : 27 Haziran 2009, 09:36:49 »

Ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, Kitâb-ı Mübînde (apaçık bir kitabda) bulunmasın (En’âm, 59)!” Bu âyette geçen ‘Kitâb-ı Mübîn’ tabirinin ilm-i İlâhî veya Levh-i Mahfuz mânâsına geldiği tefsirlerde beyân ediliyor. Yani denizde, karada, küçük, büyük, olmuş, olacak ne varsa hepsi ilm-i İlâhî’de mevcuttur. Kur’ân-ı Kerîm bunu pek çok âyetiyle ifâde ettiği gibi, kâinat kitâbı da nizam, mizan, intizam gibi hakîkatleriyle ilm-i İlâhî’nin her şeyi kuşattığını ilân ediyor. Ehl-i îman için bunu kabullenmekte bir zorluk yoktur. Zira bizler Cenâb-ı Hakk’a her şeyi ihâta eden isim ve sıfatlarıyla birlikte îman ediyoruz. Ancak yukarıdaki âyet-i kerîmede geçen ‘Kitâb-ı Mübîn’ tabiri bir görüşe göre Kur’ân’dan ibarettir. Şu halde bu âyet Kur’ân’da her şeyin bulunduğunu ifade ediyor demektir. Bu ise îzaha muhtaçtır.

Sarih ve İşari Mana Evet, Kur’ân’da her şey vardır. Fakat herkes her şeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazen çekirdekleri, bazen nüveleri, bazen icmalleri, bazen düsturları, bazen alâmetleri; ya sarâhaten, ya işâreten, ya remzen, ya ibhâmen, ya ihtar tarzında bulunurlar. Fakat ihtiyaca göre ve maksad-ı Kur’ân’a münâsib bir tarzda ve iktizâ-yı makam münâsebetinde şu tarzların birisiyle ifâde ediliyor.

Mesela: Hz. Süleyman (as)’ın bir günde havada uçarak iki aylık bir mesafeyi gittiğini haber veren âyet insanların havada çok uzak mesafelere kısa zamanda gidebileceklerine, yani uçağa, Hz. Mûsâ (as)’ın asasıyla taşa vurup su çıkarmasını ifade eden âyet ile artezyene, Hz. Îsâ (as)’ın Allah’ın izni ile anadan doğma körlerin gözünü açması ve ölüleri diriltmesini anlatırken en müzmin dertlere çâre bulunabileceğine hatta ölüme dahi muvakkat bir hayat rengi verilebileceğine, Hz. Dâvud (as)’ın demiri eritmesini naklederken demirin beşer hayatında ne kadar önemli olduğuna, yine Hz. Süleyman (as)’ın bir vezirinin Belkıs’ın tahtını (aynıyla veya suretiyle) uzak mesafeden getirmesini anlatırken uzaklardan ses ve görüntünün hatta maddenin nakledilebileceğine, Hz. İbrahim (as)’ı ateşin yakmadığını anlatan âyet ile ateşe dayanabilen maddelerin olabileceğine işaret ediyor denilebilir. Evet, madem her bir âyet çok mânâlara delâlet edebilir. Ayrıca peygamberlere ittiba etmeye kuvvetli emir var. Öyle ise şu âyetlerin sarih mânâlarının yanında beşerin sanat ve fenlerinin mühimlerine işarî bir tarzda delâlet vardır denilebilir. Kur’ân’daki işarî manalar bunlarla sınırlı da değildir. Mesela: Mekke’nin fethi ve Müslümanların zaferi münasebetiyle nâzil olan Nasr Sûresi Allah’ın yardımını, insanların dalga dalga İslâm’a gireceklerini ifâde ederken sahâbelerin fetih müjdesi ile mesrûr olduğu bir zamanda Hz. Ebûbekir (ra) ve Hz. Abbas (ra)’ı ağlatan bu sûreden Peygamber (asm)’ın vefâtına iki sene kaldığını anlamalarıdır. Şöyle ki: Bu sûrenin istiğfara davet etmesinden Peygamber (asm)’ın vefâtına az bir zaman kaldığını, istiğfarı emreden âyete kadar sûrenin harflerinin altmış üç olmasından da vefat yaşının altmış üç olacağını fehmetmişler ve gözyaşlarına hâkim olamamışlardır. Yine aynı sûrede insanların dalga dalga İslâm’a gireceğini ifade eden

(اَنَّاسَ يَدْخُلُو شَف۪ي د۪ينِ اَللَّهِ اَفْوَاخً)
cümlesinin makâm-ı ebcedisi 1222 olup bu tarihe kadar fetihlerin ve İlâhî yardımın devam edeceğine ve ondan sonra bir derece duraklama ve gerileme döneminin başlayacağına işaret eder. Meselâ: Kevser Sûresi’nde Peygamber (asm)’a verilen bütün ihsanları, dolayısıyla fetihleri de ifade eden kevser , kevserin kime verildiğini ifade eden
(اِنَّآاَعْطَيْنَاكَ)
deki
(ك)
ve ne için verildiğine delalet eden
(فَصَل)
'deki
(ف)
ilavesiyle ebced değeri 857 olup Resûl-i Ekrem’in vekili olan Sultan Fâtih’in eliyle bu 857 tarihinde İstanbul fetholunup büyük bir mescid haline getirileceğine işaret ediyor. Kur’ân’da bu çeşit işarî manalar pek çoktur.

Herşey Kur'an'da hakkı kadar bulunur

Bu îzahlarla birlikte şunu da belirtelim ki, Kur’ân-ı Kerîm tarih, coğrafya muallimi değildir. Ancak âlemin nizam ve intizamından bahisle, Sâni’in mârifet ve azametini insanlara ders veren mürşid bir kitabdır. O hâlde sâir şeyler bu maksada hizmet ettiği ölçüde Kur’ân’da yer alacaklardır. Dolayısıyla Kur’ân niçin yukarıda saydığımız medeniyet harikalarından ve geleceğe ait meselelerden açıkça bahsetmiyor denilemez. Çünkü bu keşifler Kur’ân’nın esas maksatları açısından değerlendirildiğinde onların hakkı Kur’ân’da ancak zayıf bir işâret olabilir. Mesela uçak, Kur’ân’da kendisine bir mevki istese; elbette o dâire-i Rubûbiyetin uçakları olan yıldızlar, Kur’ân nâmına diyecekler: “Burada cirmin kadar bir mevki alabilirsin!” Eğer beşerin denizaltıları, Kur’ân’dan mevki isteseler; o dairenin denizaltıları (yani, hava ve esir denizinde yüzen) yerküre ve yıldızlar ona diyecekler: “Yanımızda senin yerin, görünmeyecek derecede azdır.” Eğer elektrik lambaları, âyetlere girmek isteseler; o dairenin elektrik lambaları olan güneşler diyecekler: “Işığın nisbetinde bahis ve beyana girebilirsin.” Eğer hârika ve ince sanatlar cihetinde haklarını isterlerse ve âyetlerden makam taleb ederlerse; o vakit, bir tek sinek onlara “Susunuz!” diyecek. “Benim bir kanadım kadar hakkınız yoktur. Zira sizin bütün sanatlarınız toplansa benim küçücük vücudumdaki ince sanat ve cihazlar kadar hârika olamaz.” ‘Şübhesiz ki Allah’dan başka kendisine yalvarmakta olduklarınız bir sinek dahi yaratamazlar; isterse bunun için hepsi toplansınlar!’ (Hacc, 73) âyeti sizi susturur.” Ayrıca din bir imtihandır, bir tecrübedir. Kimin daha iyi amel edeceği, bu imtihanın neticesinde ortaya çıkacaktır. Hem insanın istidâdı bu imtihan ile inkişâf edecektir. Eğer her şey açık bir şekilde herkesin anlayacağı tarzda Kur’ân’da bulunsa herkes ister istemez kabûle mecbur olur, imtihan bozulur. Hulasa: Kur’ân’da her şey kıymeti nisbetinde bulunur.

 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

imza
mavigozlukarinca

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 1

Yaş : 26

Nerden : istanbul

Konu  : 454

Mesaj : 2380

Rep Puanı: 78
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 08 Şubat 2010, 15:14:17 »


(اَنَّاسَ يَدْخُلُو شَف۪ي د۪ينِ اَللَّهِ اَفْوَاخً)
cümlesinin makâm-ı ebcedisi 1222 olup bu tarihe kadar fetihlerin ve İlâhî yardımın devam edeceğine ve ondan sonra bir derece duraklama ve gerileme döneminin başlayacağına işaret eder. Meselâ: Kevser Sûresi’nde Peygamber (asm)’a verilen bütün ihsanları, dolayısıyla fetihleri de ifade eden kevser , kevserin kime verildiğini ifade eden
(اِنَّآاَعْطَيْنَاكَ)
deki
(ك)
ve ne için verildiğine delalet eden
(فَصَل)
'deki
(ف)
ilavesiyle ebced değeri 857 olup Resûl-i Ekrem’in vekili olan Sultan Fâtih’in eliyle bu 857 tarihinde İstanbul fetholunup büyük bir mescid haline getirileceğine işaret ediyor. Kur’ân’da bu çeşit işarî manalar pek çoktur.


ebcedle alakalı googleda birşey ararken kendi sitemizde buldum hac?2 ama okumamlada kafamın bulaşık teline dönmesi bir oldu. yazıdan alıntıladığım yukarıdaki kısımda "devletin bekası için bebek katlini KANUNLAŞTIRAN" Fatih Sultan Mehmet Resulullah (sav)ın vekili olarak mı gösteriliyor bana mı öyle geliyor
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Lafzı muhkem, yalnız anlaşılan, Kur’an’ın;
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın;
Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
~ Mehmet Akif ~
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 08 Şubat 2010, 15:52:28 »

bu tip şeylerin menbaı olan tasavvufta daha neler gösteriliyıor. hepsi batıl hepsi hurafe. ebced yahudilerce kullanılan bir metoddu. hiçbir temeli olmadığı gibi islam adına savunulması da utanç verici. bütün ezoterist öğreilerde bu tür şeyler vardır. masonluk, tasavvuf, kabbalizm vs... tanrı imparator fikri henüz ölmüş değil. osmanlının bu derece kutsanması da bundan. sözde islam adına hareket eden osmanlı devleti müneccimsiz iş yapmıyor. oysa peygamber bu tür işleri lanetliyor. osmanlı sarayı ise lanetlenen bir işi resmi olarak istihdam ediyordu. sarayda müneccimler vardı. işleri güçleri bu tip şeylerdi. hepsi bir yana bunların hepsi de tasavvufçuydu.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
ZnG

Çalışkan Üye

*





Üye No : 358

Yaş : Yok

Nerden : İstanbul

Konu  : 38

Mesaj : 486

Rep Puanı: 29
Kişisel Algılanmasın (:
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 08 Şubat 2010, 18:08:09 »

Ben Kur'an ı bu şekil şifrecilikten gelecekten haber veren kahin kitabı muhabbetinden tenzih ederim. O emirleri apaçık olan insanların anlayabileceği bir dilde, insanlığın hidayeti için gelmiş bir kitabdır.

Kur'an başlı başına bir mucizedir. Matematik ilmi ile bu kitabın ne muazzam bir düzende yazıldığı incelenebilinir ve inceleyenlerde mevcuttur...

Ama ne gelecekten haber, ne bir şifrecilik,  lanet olsun bunu Kur'an a isnad edenlere kiz kiz
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Vida, somun, civata...
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 17 Şubat 2010, 17:05:59 »


 "devletin bekası için bebek katlini KANUNLAŞTIRAN" Fatih Sultan Mehmet Resulullah (sav)ın vekili olarak mı gösteriliyor bana mı öyle geliyor
bu konuda bilginiz ne seviyede öğrenebilir miyim...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 17 Şubat 2010, 17:07:43 »

Ben Kur'an ı bu şekil şifrecilikten gelecekten haber veren kahin kitabı muhabbetinden tenzih ederim. O emirleri apaçık olan insanların anlayabileceği bir dilde, insanlığın hidayeti için gelmiş bir kitabdır.

Kur'an başlı başına bir mucizedir. Matematik ilmi ile bu kitabın ne muazzam bir düzende yazıldığı incelenebilinir ve inceleyenlerde mevcuttur...

Ama ne gelecekten haber, ne bir şifrecilik,  lanet olsun bunu Kur'an a isnad edenlere kiz kiz
ve siz.. Bana Kuran ın mucizeliğine dair bir delil getirebilir misiniz...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 17 Şubat 2010, 18:00:57 »


 "devletin bekası için bebek katlini KANUNLAŞTIRAN" Fatih Sultan Mehmet Resulullah (sav)ın vekili olarak mı gösteriliyor bana mı öyle geliyor
bu konuda bilginiz ne seviyede öğrenebilir miyim...

ibrahim kardeşim açar fatihin fermannamesini okursunuz. yüzlerce kez kanıtlandı topluma sunuldu. osmanlı aşıklaır devletin bekası adına bunu savunmaya bile kalktılar. türkiyedeki osmanlıya göbekten bağlı mistiklerin inkar etmesi tarihi hakikatleri değiştirmez. nete bile düştü artık. tarihi cevdet bile bundan bahseder. sanırım burda anlatılanları yanlış anlamışsınız. bütün imparatorlukların ve eski kültürlerin yeri tarihin çöp sepetidir. müslümanların itikadı değil..
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2010, 18:01:59 Gönderen: Samandıralı » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 17 Şubat 2010, 18:52:40 »


 "devletin bekası için bebek katlini KANUNLAŞTIRAN" Fatih Sultan Mehmet Resulullah (sav)ın vekili olarak mı gösteriliyor bana mı öyle geliyor
bu konuda bilginiz ne seviyede öğrenebilir miyim...

ibrahim kardeşim açar fatihin fermannamesini okursunuz. yüzlerce kez kanıtlandı topluma sunuldu. osmanlı aşıklaır devletin bekası adına bunu savunmaya bile kalktılar. türkiyedeki osmanlıya göbekten bağlı mistiklerin inkar etmesi tarihi hakikatleri değiştirmez. nete bile düştü artık. tarihi cevdet bile bundan bahseder. sanırım burda anlatılanları yanlış anlamışsınız. bütün imparatorlukların ve eski kültürlerin yeri tarihin çöp sepetidir. müslümanların itikadı değil..
ben kardeş katli ile ilgili bilgisini sormuştum arkadaşın.. Buyrun siz anlatın.. Acaba bu mesele de şer i delil olarak neler sunulmuş.. Hiç araştırdıniz mi.. Ve size tatmin edici geldi mi..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 17 Şubat 2010, 19:03:01 »

"hilafet otuz yıldır. daha sonra ısırıcı bir saltanata dönüşecektir" bu hadis yanlış hatırlamıyorsam imam buharinin rivayetidir. şeri delil olarak küçücük bebeklerin katledilmesine fetva veren sözde ulema ne söylerse söylesin bu hadisten sonra. saltanat ısırıcı ve gayrı meşrudur. gayrı meşruya fetva vermekle memur olanlar hakkı söyleyemez.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
ZnG

Çalışkan Üye

*





Üye No : 358

Yaş : Yok

Nerden : İstanbul

Konu  : 38

Mesaj : 486

Rep Puanı: 29
Kişisel Algılanmasın (:
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 17 Şubat 2010, 19:10:44 »

Ben Kur'an ı bu şekil şifrecilikten gelecekten haber veren kahin kitabı muhabbetinden tenzih ederim. O emirleri apaçık olan insanların anlayabileceği bir dilde, insanlığın hidayeti için gelmiş bir kitabdır.

Kur'an başlı başına bir mucizedir. Matematik ilmi ile bu kitabın ne muazzam bir düzende yazıldığı incelenebilinir ve inceleyenlerde mevcuttur...

Ama ne gelecekten haber, ne bir şifrecilik,  lanet olsun bunu Kur'an a isnad edenlere kiz kiz
ve siz.. Bana Kuran ın mucizeliğine dair bir delil getirebilir misiniz...


ve siz, Ne tür bir delil istersiniz? Kur'an ın kendisini sunuyorum öncelikle, aksini idda ederseniz benzeri bir kitap getiriniz... yok inanıyorsanız ona teslim olunuz...

yada kendi dininizi oluşturup, çocuk katlini ''hoş'' gören tatmin edici şeri fetvalar yayınlayın...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Vida, somun, civata...
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 17 Şubat 2010, 19:19:11 »

"hilafet otuz yıldır. daha sonra ısırıcı bir saltanata dönüşecektir" bu hadis yanlış hatırlamıyorsam imam buharinin rivayetidir. şeri delil olarak küçücük bebeklerin katledilmesine fetva veren sözde ulema ne söylerse söylesin bu hadisten sonra. saltanat ısırıcı ve gayrı meşrudur. gayrı meşruya fetva vermekle memur olanlar hakkı söyleyemez.
kur an bile gelecekten haber veremez derken bir hadisi bana nasıl örnek gösterebiliyor sunuz şaşırdım doğrusu.. Siz gerçekten bu konu ile ilgileniyor musunuz.. Yani soracağım suallere cevap verebilecek misiniz.. Ona göre ciddiye almak istiyorum meseleyi.. Mesela osmanlı ulemasi hangi şer i delile istinaden bu fetvayı çıkarmış. Yada bir delile dayandırmışlar mı.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 17 Şubat 2010, 19:25:25 »


ve siz, Ne tür bir delil istersiniz? Kur'an ın kendisini sunuyorum öncelikle, aksini idda ederseniz benzeri bir kitap getiriniz... yok inanıyorsanız ona teslim olunuz...

yada kendi dininizi oluşturup, çocuk katlini ''hoş'' gören tatmin edici şeri fetvalar yayınlayın...
bu kitabın ne özelliği varmış ki benzeri getirilememiş.. Mucize olarak sadece bu geliyor aklınıza.. Tabi çize çize sadece bu kaldı..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
ZnG

Çalışkan Üye

*





Üye No : 358

Yaş : Yok

Nerden : İstanbul

Konu  : 38

Mesaj : 486

Rep Puanı: 29
Kişisel Algılanmasın (:
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 17 Şubat 2010, 19:42:10 »

Linkleri görebilmek için;
Üye Olun veya Giriş Yapın

şimdilik bu videoyu indirip izleyiniz... cevabınızı merak ediyorum

sonra şu çizdiklerinizden bir tane de siz paylaşınız da görelim...özelliği olmayan bir kitabın benzeri kolay olur...

bir sonra da osmanlı uleması bizim rabbimiz mi???bizene onların kararından???
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2010, 19:55:04 Gönderen: Kertemiyenkele » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Vida, somun, civata...
İbrahim

Gözlemci

*


Avatar Yok


Üye No : 369

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 20

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 17 Şubat 2010, 19:51:01 »

Ben video falan indiremiyorum nedir o..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Samandıralı

Administrator

Usta Üye

*





Üye No : 7

Yaş : 30

Nerden : İstanbul

Konu  : 218

Mesaj : 2714

Rep Puanı: 80
Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 17 Şubat 2010, 19:56:23 »

dine aykırı olan bi rmeseleye kim ne şekilde fetva verirse versin. kurana gelince arapçayla uğraşan herkes onun dil üstünlüğünü kabul eder. ille de olağanüstü birşey istiyorsanız bu konuda yapılmış çalışmalar var. ayrıca kuranı temel alıp kültürü çöpe atmamıza hiçbir mazeret engel değildir. mucize diye diye gidip osmanlıdakiresmi müneccimlerin safsatalarını mı alalım? ha şunu da diyeyim. tarihin tozlu sayfalarında ortaçağ işgal psikolojisi ile sünniliği kullanmış bir imparatorluğun ne dediği ne yaptığı umurumda bile değil. biz peygambere tabii olmayı ve kurana uymaya çağırıldık. Allah bizlere osmanlıya, safevilere, fatimilere, memlüklara, abbasilere ve emevilere uyma emri vermedi. her kim ki bunları dinin bir parçası olarak gösteriyorsa karşısına çıkarım. osmanlıdaki ulama takımının uğurlu saatte padişah çıkardığını da bilyirouz. itikadı düzgün olmayanlar islam hakkında fetva veremezler. bunun başında da 1000 yıllık mistik kültür gelir. eğer siz gerçekten ilgilyseniz ezoterizmin ne olduğunu bir okuyun
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Şimdi halsizliğin tutsun, motorun bozulsun, domuz gribi ol inşallah!
Sayfa: [1] 2 3
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  


Sitemap Sitemap2 Tevbe.org Site Ekleme Toplisti Din TOPlist Sitemap3 Sitemap4