ebazerim katılıyorum ama pratikte bir durum var. islamın uygulandığı dönemlerde bu kıyılan nikah otorite tarafından tanınıyordu. o zamanlar adı da nikahtı sadece. otoritenin islam dışı olmasıyla imam nikahı diye birşey çıktı. şimdi insanlar iki arada bir derede. eğer resmi otoritenin istediği gibi kıymazsanız eşlerden birinin güvencesi olmuyor. örneğin sadece imam naikahıyla yaşayn kimselerin miras hukukuna uyduklarını hiç görmedim ben. çok da söylenebilecek birşyok aslında. çağın getirdiği problemlerden birine dönüşmüş bu olay
Müslümanlar Resmi nikah kıydırıyorlar, bu nikah bu toplumda yaşamak için malesef zaruri bir hal oldu. Müslümanlar bu evliliği Allah Adına yaptıklarını ifade etmek için bir nikaha daha gerek duydular ki buna imam nikahı denildi. Bunun böyle olmasının nedeni bizim zaafiyetimizdir.
Bu gün sadece imam nikahıyla yaşayan kimselerin miras hukukuna uyduklarını görmeyişimiz şunun göstergesidir:
Bizler Allah'ın hükümlerine kalben ve bedenen teslim olmamışız. Bir devletin hükümlerini benimsediğimiz ve devletten korktuğumuz kadar Allah'ın hükümlerini benimsememişiz ve Allah'tan korkmuyoruz. Bu gün Türkiyede islam anlayışı simgeler üzerine sindirildi. Örneğin bir başörtüsü için verilen mücadele ve kavga bir islam hukuku için verilmiyor. Allah'ın şu ayetine bir bakalım:
Nisâ 60 Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tağut'a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tağut'un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.Bu ayet bir yerlerimizi acıtmalı diye düşünüyorum. Bu gün kaç müslümanım diyen davalarını Allah'ın hükümlerinin hakim olduğu bir mahkemede muhakemeleşme arzusuyla yanıp tutuşuyor. Böyle bir mahrumiyet hala bizi mahzun etmiyorsa bizler
buğz etme yeteneğimizi bile kaybetmişiz demektir. inşaallah öyle olanlardan değiliz.
öte yandan müslümanım diyenlerin gücü belli. mecbur kaldıklarımıza Allah şahittir ve en iyisini o bilir. Bu mecbur kaldıklarımız hiç te hoş şeyler değil. bu nahoş durumden kurtulmak için elimizden gelen çabayı sarf ettiğimiz taktirde Allah'tan af ve zaferi bekleyebiliriz.
Allah kimseye gücünün ötesini yüklemez. Bulunduğumuz yer durulacak bir yer değil. Rabbim bizlere feraset, basiret, irade, güç ve kuvvet versin...