Notice: Undefined index: db_count in /home/hurdusun/public_html/Sources/QueryString.php on line 276
Hicri Yeni Yılımız Mübarek Olsun

 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Hicri Yeni Yılımız Mübarek Olsun
Cevaplar 7
Önceki Önceki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 494
Sonraki Sonraki Konu

Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Hicri Yeni Yılımız Mübarek Olsun  (Okunma Sayısı 494 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bad-ı Saba

Aktif Üye

*





Üye No : 208

Nerden : İstanbul

Konu  : 42

Mesaj : 718

Rep Puanı: 39
Site
Çevrimdışı
« : 29 Aralık 2008, 10:04:12 »



Tüm İslam aleminin Hicri yeni yılı mübarek olsun. Allah zulum altında olan tüm mazlum kardeşlerimizin ve bizlerin yar ve yardımcısı olsun. Yeni yılımız dünyaya barış, sağlık, huzur getirsin inşaAllah.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

eray

Usta Üye

*





Üye No : 167

Nerden : ankara

Konu  : 19

Mesaj : 952

Rep Puanı: 55
Tanrı Dağı kadar TÜRK,Hira Dağı kadar Müslümanız..
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 29 Aralık 2008, 14:23:03 »

cümlemizin yeni yılı mübarek olsun...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

yer beni,yer beni
içime bir kurt düştü
gece gündüz yer beni,
ben bu işi bitiremezsem
kabul etmez yer beni............


benden ne köy olur ne kasaba..benden MEMLEKET olur,MEMLEKETTT.....
karanliktaaglayangolge

Yasaklı

Çalışkan Üye

*


Avatar Yok


Üye No : 96

Nerden : İstanbul

Konu  : 39

Mesaj : 484

Rep Puanı: 14
Diktatorya'ya boyun eğmeyiz,kafamızı veririz..
Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 29 Aralık 2008, 15:44:19 »

Gazze'de müslümanlar "böcekler" gibi öldürülürken kutlanıcak gün kalmamıştır.karaları giyinip,yas tutma,intikamı alma günüdür..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyoruz. Kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz...

Zalim karşısında susan sessiz şeytandır,benim ancak cesedim susar...Oturduğu yeren konuşan cahiller bilin...

Bir lafa bakarım laf mı diye,bir de söyleyene bakarım adam mı diye!
Bad-ı Saba

Aktif Üye

*





Üye No : 208

Nerden : İstanbul

Konu  : 42

Mesaj : 718

Rep Puanı: 39
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 29 Aralık 2008, 17:06:49 »

Gazze'de müslümanlar "böcekler" gibi öldürülürken kutlanıcak gün kalmamıştır.karaları giyinip,yas tutma,intikamı alma günüdür..

oooo ne güzel kabbe kardeşim siyonistlere karşı intikam ile dolusunuz. Eminim bu gece de Filistin'e cihada gidiyorsunuzdur. Gazanız mübarek olsun.Siz hicri yeni yıl ile hiristiyanların yeni yılını karıştırdınız galiba. Ne kutlamasından bahsediyorsunuz ?

HİCRİ YENİ YIL NEDİR?

Hicri tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar. Ancak takvim başlangıcı olarak bu tarih, Hz. Ömer devrinde kabul olunmuştur. Ondan önce arapların belli bir tarihi yoktu. Bazı önemli hadiseleri (Hz. İbrahim'in ateşe atılışı, Fil vakası vb.) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı.

Hicretten on altı yıl sonra (638), dönemin halifesi Hz. Ömer'in emriyle Medine'de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi. Hz. Ali'nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hz. Muhammed (a.s)'in hicreti, İslâm tarihine başlangıcı ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı. Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir. Hz. Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vâde tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti. Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş'arî'den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu. Bu nedenlerle Hicret İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti.

Hicrî-Kamerî yıl, on iki aydır. İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar "eşhur'i hurum" adı verir ve bu aylarda savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı.

Hz. Muhammed (s.a.s), bu ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti. Peygamber Efendimiz buyurur ki: "Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah'a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur" (Riyazü's-Sâlihin, II, 504). Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği "Aşûra günü'nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir" (Riyâzü's-Salihin, II, 509).

Emevilerin ikinci hükümdarı Yezid zamanında ve hicri 61/milâdi 680 yılı Muharrem ayının onuncu cuma gününde vuku bulan Hz. Hüseyin'in şehadeti meselesinden dolayı Şiilerce o gün matem günü sayılmış ve bu matem daha sonraları geniş çapta ve resmi bir hüviyete bürünmüştür.

Aşura günü denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir. Bunlar arasında şu olayları saymak mümkündür:
- Nuh (a.s)'un gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması bu güne rastlar. Bilindiği gibi bu olay, Hz. Nuh'a inananların bir gemi vasıtasıyla kurtulduğu ve inkarcıların da bütünüyle yok olup gittiği bir olay olmuştu.
- Bunun yanında, Hz. Adem'in tevbesi,
- Hz. İbrahim'in ateşten kurtulması ve
- Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması bu güne rastlar.
- Öte yandan Muharrem ayının onaltıncı günü Kudüs'ün kıble tayin edildiği ve
- on yedinci günde Fil ashabının geldiği gün olduğu nakledilenler arasındadır.

Muharrem ayının Osmanlılar devrinde de ayrı bir yeri vardı. Bu ay dolayısıyla şairlerin yazdığı ve "Muharremiye" adı verilen manzum şiirlerin sayısı oldukça kabarıktır. Ayrıca yeni sene başı olması hasebiyle bu ayda, devlet erkanı, padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahın "Muharremiye" denilen hediyelerini alırlardı.

Muharrem ayı Osmanlı arşivlerinde "Muharremü'l-Haram" şekliyle geçmekte ve kısaca "mim" rumuzuyla gösterilmektedir.

Mefail HIZLI - Şamil İslam Ansiklopedisinden alıntı

HİCRİ YENİ YILIMIZ TÜM MÜSLÜMANLARA  HAYIRLAR GETİRİR İNŞAALLAH. ZULUM ALTINDA OLAN MAZLUM KARDEŞLERİMİZİ DUALARIMIZDA UNUTMAYALIM.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

karanliktaaglayangolge

Yasaklı

Çalışkan Üye

*


Avatar Yok


Üye No : 96

Nerden : İstanbul

Konu  : 39

Mesaj : 484

Rep Puanı: 14
Diktatorya'ya boyun eğmeyiz,kafamızı veririz..
Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 29 Aralık 2008, 17:13:54 »

Böyle alaycı bir dil kullanıp ne yapmaya çalışıyorsunuz? asıl böyle acı bir günde tebrikler bölümünde bişeyler açmakla siz ne yapıyorsunuz? ne dediğimi ve niçin dediğimin farkındayım ama alaycı dil yerine gerektiğinde,gereken durumda yıkıcı-tam cevap vericek dili tercih ederim..ama böyle kişiselleşicek durumlar için değil..muhatabım değilsiniz böyle acı durumlarda, saçma biçimde cevabımı kişiselleştirip böyle olayı gericek duruma getirerek..
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2008, 17:18:47 Gönderen: karanliktaaglayangolge » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyoruz. Kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz...

Zalim karşısında susan sessiz şeytandır,benim ancak cesedim susar...Oturduğu yeren konuşan cahiller bilin...

Bir lafa bakarım laf mı diye,bir de söyleyene bakarım adam mı diye!
eray

Usta Üye

*





Üye No : 167

Nerden : ankara

Konu  : 19

Mesaj : 952

Rep Puanı: 55
Tanrı Dağı kadar TÜRK,Hira Dağı kadar Müslümanız..
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 29 Aralık 2008, 17:59:03 »

bad-ı saba kardeş biraz ağır laflar etmişsin karanlıktaaglayangolge'ye..ıcınde kotu bişeyin oldugunu pek zannetmıyorum..arada bir anlasmazlık yasanıyor bence..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

yer beni,yer beni
içime bir kurt düştü
gece gündüz yer beni,
ben bu işi bitiremezsem
kabul etmez yer beni............


benden ne köy olur ne kasaba..benden MEMLEKET olur,MEMLEKETTT.....
Bad-ı Saba

Aktif Üye

*





Üye No : 208

Nerden : İstanbul

Konu  : 42

Mesaj : 718

Rep Puanı: 39
Site
Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 30 Aralık 2008, 13:39:29 »

Olayı kişileştirmemek adına bir şey demiyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

AYDEDE

Moderatör

Usta Üye

*





Üye No : 27

Nerden : Ne Cennet Ne Cehennem Sadece SEN.......

Konu  : 2283

Mesaj : 3575

Rep Puanı: 55
Aşk yanmakmıdır yoksa kanmakmıdır?
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 30 Aralık 2008, 18:01:14 »

Hepimizin  mübarek olsun konuyu değiştirmeyelim
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leylâ.
Kuyularda Yusuf’um. Sözlerin bana Züleyhâ.
Ateşlerde İbrahim’im. Gözlerin bana deryâ.
Sancılar içinde Meryem’im. Bakışın bana İsâ.
Yaralar içinde Eyyub’um. Hasretin bana şifâ.
Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ
Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  


Sitemap Sitemap2 Tevbe.org Site Ekleme Toplisti Din TOPlist Sitemap3 Sitemap4